Bloguma hoş geldiniz. Her hafta, mesleki bilgilerimi paylaştığım yeni bir yazıyla buradayım.
risk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
risk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Risk Değerlendirmesi Nedir, Nasıl Yapılır, Metodları Nelerdir ?

 


Risk Değerlendirmesi Nedir, Nasıl Yapılır, Metotları Nelerdir?

İş yerlerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin, çalışanlara işyerine ve çevresine verebileceği zararların ve bunlara karşı alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla risk büyüklüğünün tahmin edilmesi ve riskin kabul edilip edilemeyeceği konusunda karar vermeye yönelik kapsamlı bir çalışma olan risk değerlendirmesi tehlike sınıfına bakılmaksızın 6331 sayılı kanun gereğince en az 1(bir) çalışanı bulunan (apartmanlar dahil) tüm işyerleri için yasal bir zorunluluktur.

SEÇKİNLER GRUP’un deneyimli uzman kadrosuyla iş yerlerinde risk değerlendirme ekipleri oluşturup ve oluşturulan ekipleri eğiterek olası tehlike ve riskleri ve bunlarla beraber kontrol önlemlerini tespit ederek risk değerlendirme hizmeti vermektedir.

İşyeri tehlikeleri belirlendikten sonra hangisinin öncelikli risk taşıdığını işyeri risk haritasının çıkartılması ile tespit edilir ve risk değerlendirme metotlarından hangisinin kullanılacağına karar verilir.

  Tanımlar

  Kabul edilebilir risk seviyesi: Yasal yükümlülüklere ve işyerinin önleme politikasına uygun, kayıp veya yaralanma oluşturmayacak risk seviyesini,

  Kanun: 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununu,

  Önleme: İşyerinde yürütülen işlerin bütün safhalarında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili riskleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için planlanan ve alınan tedbirlerin tümünü,

  Ramak kala olay: İşyerinde meydana gelen; çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olduğu halde zarara uğratmayan olayı,

  Risk: Tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtimalini,

  Risk değerlendirmesi: İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gerekli çalışmaları,

  Tehlike: İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya işyerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyelini,

   ifade eder.

 

Yöntem

Özellikle üretim ve hizmet sektöründe (metal, mobilya, plastik, kimya, sağlık ve konaklama hizmetleri, atık toplama ve imha vb. işyerlerinde) Fine Kinney Risk Değerlendirme Yöntemi kullanılır. Fine Kinney Risk Değerlendirmesi Formu kullanılır.

İnşaatlarda ve az tehlikeli işyerlerinde 5×5 matris (L Tipi) Risk Değerlendirme Yöntemi kullanılabilir. L Tipi Risk Değerlendirme Formu kullanılır.

 

Risk Değerlendirmesi Yapılacak Firmanın Tanıtımı

İşyerinin adı, unvanı, adresi, iletişim bilgisi(telefon adresi),firmanın tarihçesi, işveren /işveren vekilinin adı soyadı, yapılan işin tanımı, kullanılan ham ve mamul maddeler ve kapasitesi, bina ve eklentileri ile ilgili bilgiler, makine tezgah listesi vb. bilgileri içerir. Firma Tanıtım Formu kullanılır.

 

Veri – Bilgi Toplanılması

 Veri toplanabilecek alanlar aşağıdadır;

İşyerinde yürütülen işler,

Bu işlerin süresi ve sıklığı,

İşin yürütüldüğü yer,

İşin kim veya kimler tarafından yürütüldüğü,

Yürütülen işten etkilenebilecek olanlar,

Alınmış olan eğitimler,

İşin yürütümü için ön izin gerekip gerekmediği,

İşin yürütümü sırasında kullanılacak makina ve ekipman, bu makina ve ekipmanların kullanım talimatları,

Kaldırılacak veya taşınacak malzemelerle bunların özellikleri,

Kullanılan kimyasallar ve özellikleri, mevcut korunma önlemleri,

Daha önce meydana gelmiş olan kaza veya meslek hastalıkları gibi unsurlar dikkate alınır.





 

Tehlikelerin Tanımlanması

Yüksekte Çalışma,

Cisimlerin düşmesi,

Gürültü ve titreşim,

Uygun olmayan duruş ve çalışma şekilleri,

Radyasyon ve ultraviyole ışınlar,

Seyyar el aletlerinin kullanımı,

Sabit makine ve tezgahların kullanımı,

Hareketli erişim ekipmanları (Merdivenler, platformlar),

Mekanik kaldırma araçları,

Ürünler, emisyonlar ve atıklar,

Yangın, parlama ve patlama,

Elle taşıma işleri,

Elektrikli aletler,

Basınçlı kaplar,

Aydınlatma,

Ekranlı araçlarla çalışma,

Termal konfor koşulları (Sıcaklık, nem, havalandırma),

Kimyasal faktörler (Toksik gaz ve buharlar, organik solventler ve tozlar),

Biyolojik Ajanlar (Mikroorganizmalar, bakteriler, virüsler),

Rutin çalışma,

İşyeri yerleşim planı,

İş stresi,

Kapalı yerlerde çalışma,

Yalnız çalışma,

Motorlu araçların kullanımı, taşımacılık ve yollar,

Su üzerinde veya yakınında çalışma,

Şiddet, hakaret veya tacize maruz kalma,

İstenmeyen insan davranışları (Dikkatsizlik, yorgunluk, aldırmazlık, anlama                                             güçlüğü, öfke, kavga etmek),

İşyeri koşullarına göre diğer tehlike kaynakları.

             

 

Risklerin Analizi

Tehlikelerin verebileceği zarar, hasar veya yaralanmanın şiddeti olasılığı                       belirlenir.

Risk analizinde, tehlikeye maruz kalan kişi sayısı, tehlikeye maruziyet süresi, kişisel koruyucuların sağladığı korunma ve güvensiz davranışlar gibi unsurlar dikkate alınır.

İki şekilde risk değerlendirilmesi yapılır.

Fine Kinney Metodu

5×5 L Tipi Matris

   Fine Kinney Metodu

Kaza kontrolü için matematiksel değerlendirme anlamına gelir. Bu yöntem                                                                         G. F. Kinney and A.D Wiruth tarafından 1976 yılında geliştirilmiştir.

 

Risk Öncelik Sayısı Hesaplama;

Olayın meydana gelme ihtimali x Tehlike maruziyet sıklığı x Şiddet

 

İhtimal (Olasılık)

İlk yapılan risk değerlendirmesinde hiçbir kontrol önlemi dikkate alınmamalıdır, bundan dolayı da olasılıklar hep en kötü olasılık olarak düşünülmelidir.

Yapılan düzeltici faaliyetler frekans veya şiddeti etkilemez, etkileyeceği tek          değişken olasılıktır. (Yüksekte emniyet kemersiz çalışan bir işçinin kemer takması sadece düşme olasılığını etkiler, düşerse ölüm riskini azaltmaz veya tehlikeye maruz kalma sıklığını etkilemez)

 

 

Frekans

İşin yapılma sıklığı değil, işi yaparken tehlikeye maruz kalma sıklığıdır.

Rutin olmayan bir faaliyet değerlendirilirken, o faaliyet sırasında tehlikeye maruz kalma sıklığı düşünülmelidir (2 saat süren bir faaliyette, 2 saat içinde maruz kalma sıklığı)


 

Şiddet

Şiddet puanlamasında zarar kısmında ölüm var ise puanlamanın buna   uygun  şekilde 40 puan (tek ölüm) veya 100 puan (birden çok ölüm) olarak yapılması gerekmektedir. Ayrıca şiddet değerlendirmelerinde, herhangi bir şüphe olduğu durumda, daha yüksek puan verilmelidir.

 


 

Risklerin Değerlendirilmesi

Risklerin ağırlık oranları hesaplanarak derecelendirme yapılır ve önlem alınmasının gerekli olup olmadığına karar verilir.

 

 

Dikkat Edilecek Hususlar

Risk değerlendirmelerinde:

0-20 arası çıkan riskler için herhangi bir kontrole referans olmayabilir ancak bazen herhangi bir riskin 0-20 arasında olması için de uyguladığımız kontroller olabilir. Bu durumda referans gösterebiliriz.

20-70 arası uygulamada risklerin büyük çoğunluğunun çıktığı aralıktır. Bu aralıktaki riskler için eğer herhangi bir yasal gerek yoksa, önlem almamız gerekmemektedir. Ancak ‘olası risk’ kavramı hemen hemen mutlaka var olan bir önlemin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. İstisnalar beklense de, riskin 20-70 arası çıkması durumunda, riskin bu seviyede tutulmasını sağlayan kontrol yöntemine bir referans olması beklenmektedir. Bu referans:

Talimata

Prosedüre

Uyarı levhasına

Eğitime

KKD kullanımına olabilir.

70’ten yüksek çıkan riskler için mutlaka bir düzeltici faaliyet planlanmalıdır.

70 puan ve üstü olan risklerle ilgili olarak;

 

Planlanan aksiyonlar için sorumlular, terminler, maliyetler vb. çıkartılmalıdır.

Tüm önlemler alınmış ve yeni önlemler alınamıyor ise risk değerlendirme prosedürüne bu tip durumlarda tehlikenin bilinerek çalışılacağı vb. bir ifadenin konulması gerekmektedir.

400’ün üzerindeki tehlikelere yönelik aksiyonların terminleri gözden geçirilerek acil çözümler bulunmalı, bu aksiyonlar gerçekleştirilene kadar geçecek sürede çalışılacaksa nasıl çalışılacağı tarif edilmelidir.

İyileştirme aksiyonları tamamlandıktan sonra puanlama gözden geçirilmelidir.

İyileştirmeler sonrası puanı hala 70 ve üzeri olanlar için önlemlerin garanti altına alınarak faaliyetlere devam edilebilir.

Tüm önlemlere rağmen 400 puan ve üzeri olan risklerle ilgili faaliyetlerin mutlaka Genel Müdür ile paylaşılması gerekmektedir.

 

AKSİYON PLANLARI İLE RİSK DEĞERLENDİRME FORMLARI ARASINDA İLİŞKİ KURMAK İŞİN KOLAYLIĞI AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİDİR.

Taşeron çalışması, gece çalışması vb. mevcut tehlikeleri arttıran tehlikeler tek başına değerlendirilebileceği gibi aşağıdaki şekilde de değerlendirilebilir;

Şans(olasılık) sorusu zarara göre sorulmalıdır, örneğin gece çalışması yaparken yaralanma ihtimali nedir?

Frekans sorusu faaliyeti gerçekleştirirken tehlikeye maruz kalma sıklığı olarak sorulmalıdır, örneğin xxxx faaliyetini gece yaparken ne sıklıkta xxx tehlikesiyle karşılaşıyoruz?

Şiddet sorusu ise meydana gelebilecek zararın boyutuna göre sorulmalıdır, örneğin xxxx faaliyetinde gece çalışırken ne olur?

 

5X5 L Tipi Matris

5 x 5 Matris diyagramı (L Tipi Matris) özellikle sebep-sonuç ilişkilerinin değerlendirilmesinde kullanılır. Bu metod basit olması dolayısıyla  tek başına risk analizi yapmak zorunda olan analistler için idealdir. Risk Değerlendirmesi L tipi Matris Formu Kullanılır.

L tipi Matris de

Risk= İhtimalXŞiddet dir.

 



 


 


 



 

Önlemlerin Belirlenmesi

İlgili mevzuat ve işyeri koşulları dikkate alınarak alınması gerekli önlemlere karar verilir.

Riskleri kaynağında yok etmeye çalışmak,

Tehlikeli olanı, daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

Toplu koruma önlemlerini, kişisel korunma önlemlerine tercih etmek,

Mühendislik önlemlerini uygulamak,

Ergonomik yaklaşımlardan yararlanmak.

 

Önlem Alınırken İzlenen Yol

1.Aşama YOKET!

Riskin tamamen ortadan kaldırılmasıdır. (riskli bir maddenin, bir işlemin kaldırılması gibi.)

2.Aşama İYİLEŞTİR!

Riski azaltıcı önlemler almaktır. (koruyucu malzeme kullanımı gibi.)

 3.Aşama KABUL ET!

Risk onunla yaşayabileceğimiz kadar azalmıştır.

4.Aşama DAĞIT!

Risk olasılığı az, ancak bedeli ağırsa riski paylaşmak gerekir. (yangın sigortası gibi.)

 Denetim, İzleme, Gözden Geçirme

İşyerinde gerçekleştirilen risk yönetiminin tüm aşamaları ve uygulanması düzenli olarak denetlenir, izlenir ve aksayan yönler yeniden gözden geçirilir.

 

Sayfa Revizyonu

 Yapılan Risk değerlendirmelerinde her sayfaya bir revizyon numarası konulur ve sayfanın revizyonu takip edilir.

Risk Analizinde herhangi bir değişiklik yapıldığında sadece sayfa revizyonu yapılır.

Risk Analizinin son sayfasında revizyon bölümü bulunur bunda hangi sayfanın ne revizyonu olduğu izlenir.

 

Yürürlüğe Konulması

 Yapılan risk değerlendirmesi çalışması kontrol aşamalarından sonra işveren veya vekillerince kabul ve onayla risk değerlendirmesi ekibince imzalanarak yürürlüğe konulur.

 

Revize ve Güncelleme

Risk değerlendirmesi işyeri tehlike sınıfına göre Az Tehlikeli İş yerlerinde 6, Tehlikeli İş yerlerinde 4, Çok Tehlikeli İş yerlerinde 2’şer yıllık periyotlarda, ayrıca işyeri adres değişikliklerinde, işyerinde makine ve ekipman veya üretim biçimi değişikliklerinde yenilenir.

 

 





İş Sağlığı ve Güvenliği – Risk Değerlendirmesi Nedir?

 

İş Sağlığı ve Güvenliği – Risk Değerlendirmesi



Risk Değerlendirmesi

Risk Değerlendirmesi, İş Sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi içerisinde geçen risk değerlendirmelerinin gerçekleştirilmesi için birçok yöntem mevcuttur. Makalemizde tarif ettiğimiz risk değerlendirme yöntemi, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi ( OHSAS 18001 ) standardı hazırlanırken de dikkate alınan İngiliz Standart Teşkilatı’ nın (BSI) 1996 yılında yayınladığı BS 8800 klavuzu temel alınarak düzenlenmiştir.

Risk analizinin temel kavramları:

İş Sağlığı ve Güvenliği: Çalışanların, geçici işçilerin, müteahhit personelin, ziyaretçilerin ve iş sahasındaki diğer tüm insanların sağlık ve güvenliğini etkileyecek faktör ve koşullar.

Tehlike: İnsan yaralanması ya da hastalığına neden olabilecek kaynak, faaliyet veya durum.

Tehlike tanımlaması: Bir tehlikenin varlığını anlama veya özelliklerini tarif etme süreci.

Olay: İş ile ilgili olan, ölüme, hastalığa veya yaralanmaya yol açan veya açabilecek durum.

Kaza: Ölüme, hastalığa, yaralanmaya, hasara veya diğer kayıplara sebebiyet veren, istenmeyen olay.

Risk: Meydana gelebilecek tehlikeli bir olayın sonuçları ve oluşma olasılığının bileşkesi.

Risk Değerlendirmesi: Tüm süreçlerde riskin büyüklüğünü tahmin etmek ve riskin azaltılabilir olup olmadığına karar vermektir.

Kabul edilebilir risk: Kuruluşun yasal yükümlülükleri ve kendi İSG politikası çerçevesinde tahammül edilebileceği düzeye indirilmiş risk.

Riskler değerlendirilirken iş sağlığı ve güvenliği açısından tüm süreçlerde meydana gelebilecek tehlikelerin tanımlanması, riskin büyüklüğünün değerlendirilmesi, kabul edilebilir seviyenin üzerindeki risklerin tespit edilmesi ve bu değerlendirmenin periyodik olarak gözden geçirilmesi için gerekli yöntemler belirlenmelidir.

Değerlendirmeleriniz tüm süreçlerinizdeki,

Rutin ve rutin olmayan faaliyetlerden,

İş yerindeki tüm personelin faaliyetlerinden (tedarikçiler, taşeron ve misafirler dâhil)
kaynaklanan değerlendirmelerinizi kapsamalıdır.

Tehlikelerin ve etkilerinin tanımlanması, risk kriterlerinin belirlenmesi ve risk değerlendirmesinin yapılarak risk kontrollerinin ve önlemlerinin tespit edilmesi uygun bir “Tehlike Tanımlama ve Risk Değerlendirme Formu ” ile yapılmalıdır. Tehlike tanımlarının süreç bazında ilgili süreç sahipleri tarafından yapılması Risk değerlendirmelerinin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi açısından önemlidir.

Firmanızın faaliyetlerinin gerçekleştiği süreçlerde tespit edilen tehlikeler, tespit eden kişi tarafından ilgili süreç sorumlusuna bildirilmeli ve tehlikenin “Tehlike Tanımlama ve Risk Değerlendirme Formu’ nda yer alıp almadığına bakılmalıdır. Yoksa bu forma eklenmesi sağlanmalıdır.

Risk Değerlendirme Kriterleri:

Risk değerlendirmesi aşağıdaki başlıklar altında yapılır.

Zararının şiddeti,

Zararının olma olasılığı

Mevcut kontroller,

Yasal yükümlülükler,

Önceki kazalar,

Riske maruz kalan personel sayısı.

Risk büyüklüğünün belirlenmesi
Yukarıda belirtilen tüm kriterler göz önünde bulundurularak Risk Büyüklüğü aşağıda belirtilen şekilde hesaplanır.

Risk büyüklüğü=Risk* + Mevcut Kontroller + Yasal Yükümlülükler + Önceki Kazalar + Risk Altındaki Personel Sayısı

*Risk = (Zararın olma olasılığı *Zararın şiddeti)

Risk büyüklüğü sonuçlarının değerlendirilmesi
Meydana gelebilecek tehlikeli bir olayın sonuçları ve oluşma olasılığının bileşkesi olan riskin seviyeleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Zarar / Olasılık

Hafif Zararlı

Zararlı

Çok Zararlı

Olasılığı Çok Düşük

Düşük Risk

Kabul Edilebilir Risk

Orta Seviye Risk

Olasılığı Düşük

Kabul Edilebilir Risk

Orta Seviye Risk

Büyük Risk

Olma Olasılığı Var

Orta Seviye Risk

Büyük Risk

Kabul Edilemez Risk

Hesaplanan Risk Büyüklüğü (RB) puanları, yukarıda görülen risk seviyeleri ile ilişkilendirilmelidir. Risk seviyesine göre yapılacak faaliyetler belirlenmelidir.

Mevcut riskleri kabul edilebilir seviyeye indirmek için uygulanacak kontrol ve önlemler ile ilgili değişiklikler ve / veya kaynak ihtiyacı yönetim tarafından değerlendirilerek iyileştirme faaliyeti başlatılır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Risklerinin Gözden Geçirilmesi ve Güncellenmesi

Tehlike tanımlama ve risk değerlendirme formları yönetimin gözden geçirme toplantılarında değerlendirilir. Yönetim programı çerçevesinde yapılan iyileştirmeler de dikkate alınarak gerekli güncellemeler yapılır.

Yönetimin gözden geçirmesi dışında,

Kaza ve acil durum yaşanması,

İlgili taraflardan gelen şikayet veya protesto olması,

Çalışanların şikayette bulunması,

Yeni yatırım veya proseste yapılan değişikliklerde,

Sorumlulukların değişmesi
durumunda gözden geçirme işlemi tekrarlanır.

 

İş Kazaları Faktörleri

İş Kazaları Faktörleri Nelerdir? Ne yapılması Gereklidir?

İnsanlar güvensiz çalışma sahalarından dolayı birçok iş kazası ve meslek hastalığına maruz kalmaktaydı. Son zamanlarda iş kazaları ve meslek hastalıklarının artışından dolayı devlet, birçok mevzuat çıkararak bunları engellemeye çalışmaktadır. Yapılan araştırmalara göre iş kazalarından ölen kişilerin sayısı uyuşturucu, sigara ve savaştan ölen kişilerin sayısına göre 3 kat daha fazladır. Çalışan insanlar, işyerleri güvenlik konusunda ne kadar tedbir alırsa alsın ilk olarak kendi güvenliklerini sağlamaları gerekmektedir. Kendileri iş anında kendilerine güven alıp yaptıkları her işi özveri bir şekilde yaparsa, iş kazaları ve meslek hastalıkları bir nebze de olsa azalabilmektedir.

Çalışanlar kendi tedbirlerini aldıktan sonra, işyerleri gereken tedbirleri almakla yükümlüdür. Çalışanlara daha rahat ve güvenilir bir çalışma ortamı sağlayarak üretimi yapmalarına imkan vermelidir. Çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığından yetki belgesine sahip olan firmalar tarafından devletin uyguladığı mevzuatlar denetlenebilmekte ve eksik noktalar tamamlanabilmektedir. İş sağlığı ve güvenliği konusunda firmalar birçok eğitim vermektedir. Eğitimler sayesinde bilinçli bireyler olarak çalışma ortamlarında yapmamız gereken hataları öğrenebilmekte ve ona göre davranmaktayız.



 İş kazaları neden olur? Bu soru bizler için yıllardır süre gelen bir problem. Bu soruya bulunacak cevap iş kazalarını önleyebilmek için yapılacak çalışmaların temelini oluşturur. Bunun için tüm fiziksel çalışma şartları altında insan performans ve kapasitesine uygun olmayan unsurların yani kaza sebeplerinin belirlenerek elimine edilmesi gerekir.


Yapılan araştırmalarda hiçbir kaza durup dururken tesadüfi olarak ya da sebepsiz meydana gelmez. Bu sebeple oluşan küçük ya da büyük tüm kazaları dikkatlice incelemek, her şeyi tamamıyla analiz etmek, yol açan nedenleri araştırmak, değerlendirme sonrasında gerekli ders ve önlemleri almak, kazaların tekrar meydana gelmesinin önlenmesi veya etkilerinin en aza indirgenmesi açısından son derece önemlidir.

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Gerektirdikleri

Ülkemizin gelecek nesillerde üreten bir ülke olmasını istiyorsanız, devletin iş sağlığı ve iş güvenliği ile alakalı uygulamış olan mevzuatlardan bilgimiz olmalı ve bu aldığımız bilgileri uygulamalıyız. Aynı şekilde evimizde de bu bilgileri paylaşarak bilinçli nesiller eğitebiliriz. Şunu unutmayın ki önce iş sağlığı ve iş güvenliği sonrasında üretim gelmekteİş kazasını kim ve hangi sürede bildirmelidir?

İşveren tarafından, kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki 3 iş günü içinde bildirilmesi zorunludur. Ancak, bu süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Bildirim işveren tarafından yapılmamış ise kazalı işçi tarafından yerine getirilmelidir.

İşyerlerinde meslek eğitimi gören öğrenci, çırak ya da yüksek öğrenim gören stajyerler iş kazası geçirirlerse,bildirim, eğitim veya staj gördükleri işyeri işverenleri tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl, Kuruma en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde yapılır.

İş kazası sonrası ne yapılır?

Öncelikle işçinin tedavisi yapılır. Tedavisi süresince geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Maluliyet durumu varsa tespit edilir. Ve maluliyet durumunun %10’un üzerine çıkması ile maluliyet aylığı bağlanır.

İş kazasının bildirilmemesinin ya da eksik-yanlış bildirilmesinin sonucunda ne olur?

Bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir. Ayrıca, iş kazası Kuruma eksik ya da yanlış bildirilmişse, bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96. madde hükmüne göre tahsil edilir.

İşyerinde iş kazalarının önlenmesi için yapılacak çalışmalar, aynı zamanda iş güvenliğinin ilkelerini meydana getirir. İş kazalarının önlenebilmesi veya azaltılabilmesi için işyerindeki emniyetsiz durumları ve emniyetsiz hareketleri ortadan kaldırmak veya en aza indirmek için, ayrıca çalışma şartlarını sık sık gözden geçirmek ve aksayan konularda tedbirler almak gerekir.


İş Güvenliği Gereklidir.

İş kazalarının nedenlerini burada sınıflandırmak ve faktörlerden sadece biri ile açıklamak tabi ki mümkün değil. İş kazaları önleme konusunda yapılacak araştırmalarda konuyla ilgili elde edilebilecek bütün faktörleri beraber analiz ederek kaza sebep olan unsurlar hakkında gerekli yerleri ve kişileri uyaran bu şekilde erken önlem alınmasına olanak sağlayan teknikler geliştirilmelidir.

İş Güvenliği Neden Önemlidir? Çünkü iş güvenliğine verilen önem her şeyden önce insan hayatına verilen değerin bir ölçüsüdür. Konunun öneminin benimsenmesi ve işverenlerde ve işyerinde çalışanİş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu bilincinin oluşturulması bir zorunluluk haline gelmiştir. Korunmak riskli görünen her tehlikeye karşı tedbir almakla başlamalı. Korunmanın da üç ana başlıkta toplanabilen yolları vardır. Çalışanda kaynakta ve ortamda. Temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi işte burada başlıyor.


İs Sağlığı Ve Güvenliği Eğitim Konuları Nelerdir Yapılması Gereken Sorumluluklar Nelerdir?

İş Güvenliğinin sağlanması ve iş kazalarının önlenmesi için, en etkili tedbirlerin başında (genel, teknik ve sağlık)eğitimi gelir. Çalışmalar sırasında ve her fırsatta İş Güvenliği eğitiminin yapılması gereklidir. Usta, Ustabaşı, teknisyen gibi teknik personeller çalışanlara gerekli eğitimler ile iş başı öncesi/sonrası, iş kazası sonrası, işe dönüş eğitimi, ramak kala eğitimi veya seçilen eğitimlerle yapılır, muhtemel tehlikeler hakkında bilgi verilse de kazaların azaltılması ve önlenmesinde mümkün değildir. Bunun için, belirlenen gün yada her gün için eğitim programının hazırlanması ve örnek öğretici çalışmalar yapılması gereklidir. Bu programlarla çalışan personellere gerekli sorumluluk ve farkındalık yaratılması önceliktir..  iş güvenliği eğitimler ile çalışanlara iş güvenliğini benimsetmek ve sorumluklarını bildirmek çalışmaları sırasında farkındalığını bilmesinde yardımcı olur genel olarak eğitimler üçe ayrılır;

  1. Genel Konular
  • Çalışma Mevzuatı ile İlgili Bilgiler
  • Çalışanların Yasal Hak ve Sorumlulukları
  • İş Yeri Temizliği ve Düzeni 
  • İş Kazası ve Meslek Hastalıklarından Doğan Hukuki Sonuçlar

       2.Teknik Konular
  • Kimyasal, Fiziksel ve Ergonomik Risk Etmenleri
  • Elle Kaldırma ve Taşıma
  • Parlama, Patlama, Yangın ve Yangından Korunma
  • İş Ekipmanlarının Güvenli Kullanımı
  • Ekranlı Araçlarla Çalışma
  • Elektrik: Tehlikeleri, Riskleri ve Önlemleri
  • İş Kazalarının Sebepleri ve Korunma Prensipleri
  • Güvenlik ve Sağlık İşaretleri
  • Kişisel Koruyucu Donanım Kullanımı
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Kuralları ve Güvenlik Kültürü
  • Tahliye ve Kurtarma 

      3. Sağlık Konuları
  • Meslek Hastalıklarının Sebepleri
  • Hastalıktan Korunma Prensipleri ve Korunma Tekniklerinin Uygulanması
  • Biyolojik ve Psikososyal Risk Etmenleri 
  • İlk Yardım
  • Covid Farkındalığı
Muhtemel Tehlikeleri ve kazaları önlemek amacıyla alınacak/uygulanacak diğer eğitim programları ise;

    a- İşe yeni girenlerin eğitimi,

    b- Tehlikeli çalışmalarda işçilerin eğitimi,

    c-  Bölgede başka çalışacak Usta, ustabaşı ve teknisyenlerin eğitimi sağlanır.

    d- İş makineleri kullanımı ve azami hız sınırı

Riskli Bölgelerde Çalışma Faaliyeti Sürdürüyorsa Örneğin; Ağır iş vb. çalışmalarda Bilgilendirmesi Gereklidir. bununla birlikte yapacak sorumlukları;

    a- İş Güvenliği planlaması yapar,

    b- Çalışma bölgesinin güvenliğini oluşturur

    c- İşçilerin riskli çalışmalar öncesi eğitim verilir.

    d- Koruyucu araç ve gereçleri temin eder bunların kullandırılmasını sağlar,

    e- İş yerine ait muhtemel tehlikeleri kapatılması, önlem alınmasında gerekli tespit eder, tedbirleri alır.

      

Covid 19 Nedir?

 Covid19 Hastalığı Nedir, Nereden Geldi Ve Ne Zaman Başladı?

 2019 yılı sonunda başlayan COVID-19 salgını kısa süre içinde tüm ülkelerde görülünce 2021 yılı Mart ayı ile birlikte tedbirler esnetilmeye başlansa da. Seyahat kısıtlaması, maske kullanımı zorunluluğu devam etmektedir. hijyen ve sosyal mesafe tedbirlerine rağmen kontrol altına alınamayan salgından ötürü son olarak illere göre risk haritası belirlenmiş ve kısıtlamaları riskleri kırmızı, sarı, turuncu ve mavi olarak sıralama yaplmıştır. Bu yazının amacı; tüm çalışanların pandemi haline gelen "Koronavirüs (Covid-19)" hakkında bilgilendirilmesini sağlamak ve eğitim kolaylıkları sağlanması için tanımlamak gerekirse; Koronavirüs'ler (CoV), soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS-CoV) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara kadar çeşitli hastalıklara neden olan büyük bir virüs ailesidir. 31 Aralık 2019'da Dünya Sağlık Örgütü Çin Ülke Ofisi, Çin'in Hubei eyaletinin Vuhan şehrinde etiyolojisi bilinmeyen pnömoni vakalarını bildirmiştir. 7 Ocak 2020'de etken daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir "Koronavirus (2019-nCoV)" olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 2019-nCoV hastalığının adı COVID-19 olarak kabul edilmiştir.

Koronavirüs Olduğumu Nasıl Anlarım?

COVID-19, farklı kişileri farklı şekillerde etkilemektedir. Enfekte kişilerin çoğu, hafif ila orta düzeyde semptomlar geliştirmekte ve hastaneye kaldırılmadan iyileşmektedir.

En yaygın semptomlar:

  1. ateş
  2. kuru öksürük
  3. yorgunluk

daha seyrek görülen semptomlar:

  1. ağrı ve sızı
  2. boğaz ağrısı
  3. ishal
  4. konjunktivit
  5. baş ağrısı
  6. ltat alma veya koku duyusunun kaybı
  7. ciltte döküntü ya da el veya ayak parmaklarında renk değişimi

Ciddi semptomlar:

  1. solunum güçlüğü veya nefes darlığı
  2. göğüs ağrısı veya göğüste baskı
  3. konuşma veya hareket kaybı

Ciddi semptomlar gösteriyorsanız derhal tıbbi yardım alın. Doktorunuzu veya sağlık tesisini ziyaret etmeden önce mutlaka Alo 184 ve 112 telefonlarını arayın

Hafif semptomlar gösteren ve başka bir sağlık sorunu olmayan kişiler, tedavi sürecini evde geçirmelidir.

  • Virüsle enfekte olan kişiler ortalama 5-6 gün içinde semptomları göstermeye başlar. Bununla birlikte, bu süre 14 günü bulabilir.

Kendim Koronavirüs tanısı Koyabilir miyim?

  • , hastanelerde ve yetkilendirilmiş laboratuvarlarda yapılan test sonuçları doğrultusunda konulmaktadır

Hastalığın Bulaşma Şekli Nedir?

  • Hastalığın damlacık yoluyla bulaştığı düşünülmektedir. Virus hasta bireylerden öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçılan damlacıklarla ve hastaların kontamine ettiği yüzeylerden (göz, ağız, burun mukozasına temasla) bulaşabilir. Asemptomatik (hastalık belirtisi göstermeyen) kişiler solunum yolunda virus taşıyabilir, ancak esas bulaşma hasta bireylerden olmaktadır. Enfeksiyonun yaygın belirtileri solunum semptomları, ateş, öksürük ve dispnedir. Daha ciddi vakalarda, pnömoni, ağır akut solunum yolu enfeksiyonu, böbrek yetmezliği ve hatta ölüm gelişebilir.


Koronavirüs Oldum Karantina Sürem Kaç gün?

  •  Koronavirüs ‘ün kuluçka süresi 14 gündür

Kronik Rahatsızlıkları Olanlara Bulaşma Riski Nedir, Kimler Hastalığı Yakalanabilir?

COVİD-19 enfeksiyonu ile ilgili şimdiye kadar edinilen bilgiler, bazı insanların daha fazla hastalanma ve ciddi semptomlar geliştirme riski altında olduğunu göstermiştir. Hastalıktan en fazla etkilenen kişiler;

  • 60-65+ yaş üstü olanlar
  • Ciddi kronik tıbbi rahatsızlıkları olan insanlar. Bu kronik tıbbi rahatsızlıklar; kalp hastalığı, hipertansiyon, diyabet, kronik solunum yolu hastalığı, kanser.
  • Filyasyon ekipleri ve Sağlık çalışanları

Evcil Hayvanımdan Covid19 Bulaşır Mı?

  •  Evde bakılan kedi, köpek, vb. evcil hayvanların Koronavirüs ile enfekte olması beklenmez.  

Koronavirüs Olmamak İçin Nelere Dikkat Etmeliyim?

Öncelikle 14 Adım Kuralları Uygulamalısınız;


  • El temizliğine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanılmalıdır.
  • Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir.
  • Hasta insanlar ile temastan kaçınılmalıdır. (en az 1 metre mesafe)
  • Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temas ettikten sonra eller sık sık yıkanmalıdır.
  • Herhangi bir viral solunum yolu enfeksiyonu geçirmekte olan kişinin, öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağzını tek kullanımlık kağıt mendil ile örtmesi, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içini kullanması, mümkünse kalabalık yerlere girmemesi, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burnunu kapatması, mümkünse tıbbi maske kullanması önerilmektedir.
  • Tokalaşma ve sarılmadan kaçınılmalıdır.
  • Hiçbir kişisel eşyanızı (havlu gibi gündelik eşyalar) ortak kullanmayın.
  • Kapalı alanlar ve bulunduğunuz ortamlar sık sık havalandırılmalıdır.
  • Kapı kolları, armatürler, lavabolar gibi sık kullanılan yüzeyleri su ve temizlik malzemesi ile her gün temizleyin. Kıyafetlerinizi yüksek ısıda normal deterjan ile yıkayın.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek için dengeli ve sağlıklı beslenilmelidir.
  • Bol sıvı tüketilmesi ve uyku düzenine dikkat edilmesi gerekmektedir.
  • Kapı kolları, yüzeyler, masa, klayve, mouse, telefonlar her gün günde en az 2 defa 1/10 oranında sulandırılmış çamaşır suyu ile silinmelidir.
  • Gıda maddelerinden su içerisine girebilenler için sabunlu su yapılıp içerisinde en az 5 dakika kadar bekletilmelidir.

Güçlü Bir Bağışıklık Sistemine Sahip Olmak İçin Ne Yapmam Gerekiyor?

 iyi beslenme ve uyku düzenine dikkat edilmesinin yanı sıra, stresten uzak durmak gerekir. Stresten uzak durmak için;                 

  • Bir kriz sırasında üzgün, stresli, şaşkın, korkmuş veya kızgın hissetmenizin normal olduğunu kabul edin.
  • Panik oluşturabilecek medya yayınlarını izlemek veya dinlemek için harcadığınız zamanı azaltarak endişeyi ve ajitasyonu sınırlandırın.
  • Duygularınızla başa çıkmak için sigara, alkol veya diğer ilaçları kullanmayın.
  • Eğer bunalmış hissediyorsanız, bir sağlık görevlisi veya danışman ile konuşun.
  • Gerektiği durumlarda fiziksel ve zihinsel sağlık ihtiyaçları için nereye gideceğiniz ve nasıl yardım alacağınız konusunda önceden bilgi edinin.
  • Bilinmezliğin yarattığı endişeden uzak kalabilmek için sadece Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü gibi güvenilir kuruluşların açıklamalarını okuyun ve sadece bu kuruluşların önerdikleri korunma yöntemlerini referans alın.

Mümkün olduğunca evde kalmaya özen gösterin. Evden çıkmak zorunda kaldıysanız, dışarıdayken yukarıda belirtilen önlemlere dikkat edin. Eve döndükten sonra; dışarıda giyilen mont ve ayakkabı gibi sokak kıyafetlerinde her seferinde aynıları kullanılmalı ve ayakkabılar içeri alınmadan önce 4 saat kadar dışarıda bekletilip sonrasında ayakkabılığa alınmalıdır. Montlar ve diğer sokak kıyafetleri açık havada 4 saat havalandırılmalıdır. Yıkanması gereken tüm kıyafetler en az 60 derecede yıkanmalıdır. Ayakkabılarınız ile evin içerisine girmeyin. Ellerinizi ve yüzünüzü sabunlu suyla yıkayın, mümkünse banyo yapın.

Dışarı çıkmak zorunda kalındıysa işyeri, yemekhane, market, vb. ortak kullanım alanlarının kişilerin arasında en az 1 metre mesafe olacak şekilde düzenlenmesine dikkat edilmelidir. Sıra beklerken önümüz ve arkamızdaki kişilerle aramızda en az 1 metre mesafe bulunması önemlidir.

Covid19 Aşısı Nedir Ve Covid19’dan Korunabilir mi?

Aşılar toplumsal sağlığın korunması çok önemli bir yere sahiptir. Toplumların salgın hastalıkların korunması ancak toplumsal bağışıklığın kazanması ile mümkündür. Bu da aşılama yolu gerçekleştirilir.

Aşılar hastalıkları önleyebilir veya daha hafif seyretmelerini sağlayabilir. Koronavirüs enfeksiyonunun ciddi riskleri ve aşıların sağladığı bağışıklığın yararları göz önünde bulundurulduğunda aşılama toplumsal

Aşıların sağladığı bağışıklığın yararları ve Covid-19 enfeksiyonunun ciddi riskleri değerlendirildiğinde mümkün olan en kısa zamanda aşı olmak en doğru karar olarak öne çıkmaktadır. Maske, mesafe ve temizlik hastalığın yayılmasını önlemek için çok önemlidir, fakat hastalığın toplumda yayılmasının, ağır hastalık ve ölüm gibi ciddi etkilerinin önlenmesinde tek başlarına yeterli değildir. Ancak aşıdan sonra da  bir süre daha maske, mesafe ve temizlik önlemlerinin tümüne uymak gerekecektir. Toplumun geniş bir bölümü aşılanarak Covid-19’a karşı bağışıklık kazanırsa, hastalığın başkalarına geçişi azaltılabilir.

Onay Alan Covid-19 Aşıları Hangileridir?

Koronavirüs aşısı için çalışmalar devam etmektedir. Onaylanan aşılardan ikisinin (Sinovac ve Biontech/Pfizer) ülkemizde de (Sinovac aşısı)kullanıma başlamıştır.

CoronaVac-2 Aşısı

CoronaVAC-2 Aşısı Nedir?

Çin’de üretilen Sinovac şirketinin aşısı CoronaVac inaktive bir aşıdır, 14 gün arayla iki kez uygulanmaktadır. Virüsün çoğaltılması ve sonrasında etkisiz hale getirilmesi ile üretilen cansız, tam virus aşısıdır. Ölü virusla karşılaşan bağışıklık sistemi bunu gerçek bir tehdit olarak algılar ve virüsü tanır. Böylece antikor ve diğer koruyucu mekanizmaları harekete geçirir. Sinovac aşısı buzdolabında 2-8oC’da saklanabilmektedir.

Aşı Hangi Durumlarda Yapılmamalıdır?

Koronavirüs hastalığını halen geçirmekte olanlara, grip olanlara ya da ateşli herhangi bir soğuk algınlığı olanlara aşının yapılmaması gerekiyor. Bu durumda bulunan hastalara, aşının yapılabilmesi için öncelikle tekrar sağlıklarına kavuşmalarının beklenmesi gerekiyor.

Aynı kural, karantinadaki kişiler için de geçerli. Bu kişilerin öncelikle karantina sürelerini doldurmaları ve aşıyı ancak koronavirüs olmadıklarının anlaşılması üzerine yaptırmaları mümkün. Ayrıca doktorların kişilerin, aşının yapılmasına engel teşkil edebilecek bir diğer hastalığı olup olmadığını değerlendirmesi gerekiyor. Yine aşıda yer alan bazı maddelere alerjisi olanların da bu aşıları olmaması gerekiyor.

Bu arada bahar alerjisi, saman alerjisi olanlar ile kimi gıda ürünleri ve hayvanlara alerjisi olanların aşı olmasında sıkıntı olmayacağı belirtiliyor. Diyabet hastası, aşırı kilolu ve zayıf bağışıklık sistemi olanların da aşı olması gerektiğine, koronavirüsün bu grupta yer alan kişilerde çok daha ağır seyrettiğine dikkat çekiliyor.

Biontec/Pfizer Aşısı






Biontec/Pfizer Aşısı Nedir?

Bionthec/Pfizer aşısı, 28 gün arayla iki kez uygulanmaktadır. Aşı kapsül içinde mRNA içerir. mRNA insan hücresi içinde virüse ait proteinlerin üretilmesini sağlamaktadır. Bu aşılar, insan vücudundaki hücrelerde, virüse ait proteinlerin benzerlerinin üretilmesini sağlıyor. Böylelikle bağışıklık sistemi tepki olarak antikor üretiyor, virüsle mücadeleye geçiyor. BioNTech-Pfizer aşısının ise eksi 70 derecede muhafaza edilmesi gerekiyor.Her iki aşı da canlı virus içermez ve Covid- 19 hastalığına yol açması mümkün değildir.

Koronavirüs Geçirenler Aşı Olabilir Mi?

Covid-19 enfeksiyonu geçirenlerin bir bölümünün yeniden enfeksiyonu geçirebildiği bildirilmektedir. Hastalığı geçirmek veya aşı olmanın kişiyi ne kadar uzun bir süre koruduğu henüz tam olarak bilinmiyor. Covid-19 geçirdikten ne kadar sonra aşı yapılabileceği konusunda hekime danışarak, oluşan antikor seviyesine göre planlama yapılmalıdır.


Aşı Sonrası Yan Etki Beklenir Mi?

Covid-19 aşıları sonrasında aşının yapıldığı yerde ağrı, ateş, halsizlik gibi belirtiler görülebilir. Bunlar vücudun aşıya karşı gösterdiği tepkinin doğal bir sonucudur ve genellikle bir süre sonra kendiliğinden düzelecektir. Aşının etkinliğini nasıl etkileyecekleri şu an bilinmediği için yan etkilerin görülmemesi için önceden ilaç kullanılması önerilmemektedir.  Aşılara bağlı ciddi yan etkiler genellikle alerjik etkilerdir. Ciddi alerjisi olanlar bunu mutlaka aşı öncesinde bildirmelidir.

Aşı Sonrasında Korunma Önlemlerine Devam Edilmeli Mi?

Tüm dünyada yaygın bir salgınla karşı karşıyayız. Aşının hastalığı önemli oranda önlediği bilinmektedir fakat bulaşmayı ne kadar ve ne süreyle önlediği zaman içinde ortaya çıkacaktır. Aşı olanlar ve hastalığı geçirenler de maske, mesafe ve hijyen kurallarına mutlaka uymaya devam etmelidir.

Covid-19 Aşısı Çocuklara Uygulanacak Mı?

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Covid-19 aşısı ilk önce sağlık çalışanları ve hastalığın ağır seyretmesi beklenen kişilere uygulanması planlanmaktadır. Çocuklara aşının uygulanıp uygulanmayacağı, uygulansa da ne yapılacağı konusunda henüz bir çalışma bulunmamaktadır.

* Koronavirüs ile ilgili detaylı bilgiye ulaşmak için Sağlık Bakanlığı'nın https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/bulasici-hastaliklar/2019-n-cov.html ve Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) www.who.int internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.





 


Temel İş Güvenliği Eğitimi Nedir Konuları ve Amacı Nelerdir?

 

İş güvenliği kavramı, çalışanların güvenliğini sağlamak, sağlıklı ve güvenli şartlarda çalışmak amacıyla alınan tedbirler olarak tanımlanabilir.


İş Sağlığı ve Güvenliği iş yerleri içerisinde ortaya çıkan tehlikelerden, sağlığa zarar verebilecek şartlardan korunmak için uygulanan çalışmadır.

Temel iş güvenliği eğitimi çalışanlar ile beraber işletmenin çalışanı ve çevresinin korunmasını temel alan önlemlerin tamamıdır. Ülkemiz son 10 yılda, ulusal İSG sistemleri risk önleme ve değerlendirme konusunda uluslararası standartlara uyumlu duruma gelmeyi başarmıştır.

Yapılan araştırmalarda iş kazalarının % 50 sinin kolaylıkla önlenebilecek kazalar olduğu, % 48 inin sistemli bir çalışma ile önlenebileceği, % 2 sinin ise önlenemeyeceğini ortaya çıkmıştır. Bu da iş kazalarının % 98 önlenebileceği gerçeğini ortaya koymaktadır. Yenilenen ve her daim gelişen teknoloji ile beraber iş yükü azalsa da önlemlerin her zaman alınması gerektiğini unutmamak gerekli. İş sağlığı ve güvenliği, işyerlerinde yapılan işin sorunsuz yürütülmesi ile bağlantılı olarak ortaya çıkan tehlikelerden, çalışanlarının sağlığına zarar getirebilecek şartlardan korunma ve buna ek olarak, daha güvenli bir iş hayatı ortamı oluşturabilmek amaçlı yapılan metotlu çalışmaları kapsamaktadır. Genel olarak ise bu bilim, sadece çalışanı koruma konusunu değil; bunun yanında iş yerini, bağlı kuruluşları ve işin gerçekleştirildiği çevreyi koruma durumunu da kapsamaktadır.

 Temel İş güvenliği eğitimi yönetmeliği kapsamı içerisinde mesleki risklerin tam olarak önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi ile beraber tüm tedbirlerin alınması gibi pek ok işi kapsamaktadır. İşveren, çalışan personelinin iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini alması için gerekli koşulları sağlaması gerekir. Bu eğitim uygulaması işe giriş yapmadan önce, iş yeri değiştirildiğinde, ya da yeni teknoloji kullanımına karar verildiğinde yapılması gerekir. Eğitim uygulamaları, değişen ve ortaya çıkan risk koşullarına uygun şekilde yenilenmektedir.

·         Mesleki eğitim alma zorunluluğu gerektiren tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta bulunan işlerde eğitim almayan kişiler çalıştırılamaz.

·         İş kazası geçirmiş ya da meslek hastalığına yakalanmış çalışanlar işe başlamadan önce, söz konusu kazanın ya da meslek hastalığının nedenleri ve korunma yolları konusunda ilave eğitim verilmektedir. Bununla beraber, herhangi bir nedenden dolayı altı aydan fazla süreyle işten uzak kalan kişiler, tekrar işe başlatılmadan önce yenileme eğitimi alması gerekir.

·         Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfında yer alan işyerleri içerisinde personelin sağlık ve güvenlik riskleri eğitimin alındığına dair belge olmadan çalıştırılması yasaktır.

·         İşveren, iş sağlığı ve güvenliği risklerine karşı personellerine gerekli eğitimin verilmesini sağlaması gerekir.

Bu madde kapsamı içerisinde sunulacak olan eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılmamaktadır. Eğitim içerisinde geçen süre çalışma süresinden sayılmaktadır. Eğitim süresinin haftalık çalışma süresinin üzerinde olması durumunda ise bu süreler fazla sürelerle çalışma ya da fazla çalışma olarak düzeltilir.

Temel İş Güvenliği Eğitimi Konuları

İş kazalarının yaklaşık olarak yarısı basit önlemler ile engellenebilen kazalar olarak yer almaktadır. İş kazalarında sadece %2 si engellenemeyen kazalardan oluşur. Eğitimlerimiz yönetmelikte belirtilen süreler içerisinde temel iş güvenliği eğitimi konuları konusunda uzman olan iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimlerimiz tarafından verilmektedir. Bu kursta başarılı olan kişiler sertifikalarını almayı başarmaktadır.

·        Çok tehlikeli sınıfta bulunan iş yerlerine yılda bir kere 16 saat

 Tehlikeli sınıfta bulunan işyerlerinde iki yılda bir ve 12 saat

Az tehlikeli sınıfta bulunan işyerlerinde 3 yılda bir ve 8 saat olarak eğitim verilmektedir.

Bu şekilde belirlenen süre içerisinde yapılacak olan bu eğitimler ile personel iş sağlığı ve güvenliği kültürünü edinmektedir.

Temel İş Güvenliği Eğitimi Sertifikası

Eğitim alacak olan personelleri Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Sertifikası verilmektedir. Eğitim sonunda düzenlenmek istenen test sonuçları raporlu hale getirerek, şirket yetkililerine sunulmaktadır. İşyeri içerisinde sağlıklı çalışma ortamının ve güvenliğin sağlanması için;

İşyeri sahipleri, her işçinin çalıştığı alanlarda ve yaptığı işe özel bilgi ve talimatlarını da içeren sağlık ve güvenlik eğitimlerini sağlamak zorundadır. Bu eğitim uygulamaları;

  •        İşe giriş yapmadan önce,
  •          Çalışma yeri ya da iş değişikliklerinde,
  •          İş ekipmanlarının değişmesi durumunda,
  •        Yeni teknolojiye geçildiğinde yapılmaktadır.

Eğitim, değişen ya da yeni ortaya çıkacak olan risklere uygun olarak yenilenmekte ve güvenlik riskleriyle ilgili olarak yeterli bilgi ve talimat almalarına yardımcı olmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği (İSG) eğitimi uygulamaları güvenlik kültürü kazanılmasında önemli konulardan bir tanesidir. Yapılan araştırmalar İş kazalarının yaklaşık olarak % 88’i insan hatası sebebiyle ortaya çıktığını göstermiştir. Verilecek eğitimler ile bu kazaların çoğu engellenebilmektedir.

 

İş Güvenliğinin Tarihçesi Nedir? İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Dönemleri Nelerdir?

Bu kez Türkiye’miz de ve dünyada İş Güvenliği kavramının tarihçesi nden   bahsetmek istiyorum… İnsanoğlu, var olduğu günden beri yaşamını ...

En Yeniler

Powered By Blogger