Bloguma hoş geldiniz. Her hafta, mesleki bilgilerimi paylaştığım yeni bir yazıyla buradayım.
denetim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
denetim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Risk Değerlendirmesi Nedir, Nasıl Yapılır, Metodları Nelerdir ?

 


Risk Değerlendirmesi Nedir, Nasıl Yapılır, Metotları Nelerdir?

İş yerlerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin, çalışanlara işyerine ve çevresine verebileceği zararların ve bunlara karşı alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla risk büyüklüğünün tahmin edilmesi ve riskin kabul edilip edilemeyeceği konusunda karar vermeye yönelik kapsamlı bir çalışma olan risk değerlendirmesi tehlike sınıfına bakılmaksızın 6331 sayılı kanun gereğince en az 1(bir) çalışanı bulunan (apartmanlar dahil) tüm işyerleri için yasal bir zorunluluktur.

SEÇKİNLER GRUP’un deneyimli uzman kadrosuyla iş yerlerinde risk değerlendirme ekipleri oluşturup ve oluşturulan ekipleri eğiterek olası tehlike ve riskleri ve bunlarla beraber kontrol önlemlerini tespit ederek risk değerlendirme hizmeti vermektedir.

İşyeri tehlikeleri belirlendikten sonra hangisinin öncelikli risk taşıdığını işyeri risk haritasının çıkartılması ile tespit edilir ve risk değerlendirme metotlarından hangisinin kullanılacağına karar verilir.

  Tanımlar

  Kabul edilebilir risk seviyesi: Yasal yükümlülüklere ve işyerinin önleme politikasına uygun, kayıp veya yaralanma oluşturmayacak risk seviyesini,

  Kanun: 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununu,

  Önleme: İşyerinde yürütülen işlerin bütün safhalarında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili riskleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için planlanan ve alınan tedbirlerin tümünü,

  Ramak kala olay: İşyerinde meydana gelen; çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olduğu halde zarara uğratmayan olayı,

  Risk: Tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtimalini,

  Risk değerlendirmesi: İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gerekli çalışmaları,

  Tehlike: İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya işyerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyelini,

   ifade eder.

 

Yöntem

Özellikle üretim ve hizmet sektöründe (metal, mobilya, plastik, kimya, sağlık ve konaklama hizmetleri, atık toplama ve imha vb. işyerlerinde) Fine Kinney Risk Değerlendirme Yöntemi kullanılır. Fine Kinney Risk Değerlendirmesi Formu kullanılır.

İnşaatlarda ve az tehlikeli işyerlerinde 5×5 matris (L Tipi) Risk Değerlendirme Yöntemi kullanılabilir. L Tipi Risk Değerlendirme Formu kullanılır.

 

Risk Değerlendirmesi Yapılacak Firmanın Tanıtımı

İşyerinin adı, unvanı, adresi, iletişim bilgisi(telefon adresi),firmanın tarihçesi, işveren /işveren vekilinin adı soyadı, yapılan işin tanımı, kullanılan ham ve mamul maddeler ve kapasitesi, bina ve eklentileri ile ilgili bilgiler, makine tezgah listesi vb. bilgileri içerir. Firma Tanıtım Formu kullanılır.

 

Veri – Bilgi Toplanılması

 Veri toplanabilecek alanlar aşağıdadır;

İşyerinde yürütülen işler,

Bu işlerin süresi ve sıklığı,

İşin yürütüldüğü yer,

İşin kim veya kimler tarafından yürütüldüğü,

Yürütülen işten etkilenebilecek olanlar,

Alınmış olan eğitimler,

İşin yürütümü için ön izin gerekip gerekmediği,

İşin yürütümü sırasında kullanılacak makina ve ekipman, bu makina ve ekipmanların kullanım talimatları,

Kaldırılacak veya taşınacak malzemelerle bunların özellikleri,

Kullanılan kimyasallar ve özellikleri, mevcut korunma önlemleri,

Daha önce meydana gelmiş olan kaza veya meslek hastalıkları gibi unsurlar dikkate alınır.





 

Tehlikelerin Tanımlanması

Yüksekte Çalışma,

Cisimlerin düşmesi,

Gürültü ve titreşim,

Uygun olmayan duruş ve çalışma şekilleri,

Radyasyon ve ultraviyole ışınlar,

Seyyar el aletlerinin kullanımı,

Sabit makine ve tezgahların kullanımı,

Hareketli erişim ekipmanları (Merdivenler, platformlar),

Mekanik kaldırma araçları,

Ürünler, emisyonlar ve atıklar,

Yangın, parlama ve patlama,

Elle taşıma işleri,

Elektrikli aletler,

Basınçlı kaplar,

Aydınlatma,

Ekranlı araçlarla çalışma,

Termal konfor koşulları (Sıcaklık, nem, havalandırma),

Kimyasal faktörler (Toksik gaz ve buharlar, organik solventler ve tozlar),

Biyolojik Ajanlar (Mikroorganizmalar, bakteriler, virüsler),

Rutin çalışma,

İşyeri yerleşim planı,

İş stresi,

Kapalı yerlerde çalışma,

Yalnız çalışma,

Motorlu araçların kullanımı, taşımacılık ve yollar,

Su üzerinde veya yakınında çalışma,

Şiddet, hakaret veya tacize maruz kalma,

İstenmeyen insan davranışları (Dikkatsizlik, yorgunluk, aldırmazlık, anlama                                             güçlüğü, öfke, kavga etmek),

İşyeri koşullarına göre diğer tehlike kaynakları.

             

 

Risklerin Analizi

Tehlikelerin verebileceği zarar, hasar veya yaralanmanın şiddeti olasılığı                       belirlenir.

Risk analizinde, tehlikeye maruz kalan kişi sayısı, tehlikeye maruziyet süresi, kişisel koruyucuların sağladığı korunma ve güvensiz davranışlar gibi unsurlar dikkate alınır.

İki şekilde risk değerlendirilmesi yapılır.

Fine Kinney Metodu

5×5 L Tipi Matris

   Fine Kinney Metodu

Kaza kontrolü için matematiksel değerlendirme anlamına gelir. Bu yöntem                                                                         G. F. Kinney and A.D Wiruth tarafından 1976 yılında geliştirilmiştir.

 

Risk Öncelik Sayısı Hesaplama;

Olayın meydana gelme ihtimali x Tehlike maruziyet sıklığı x Şiddet

 

İhtimal (Olasılık)

İlk yapılan risk değerlendirmesinde hiçbir kontrol önlemi dikkate alınmamalıdır, bundan dolayı da olasılıklar hep en kötü olasılık olarak düşünülmelidir.

Yapılan düzeltici faaliyetler frekans veya şiddeti etkilemez, etkileyeceği tek          değişken olasılıktır. (Yüksekte emniyet kemersiz çalışan bir işçinin kemer takması sadece düşme olasılığını etkiler, düşerse ölüm riskini azaltmaz veya tehlikeye maruz kalma sıklığını etkilemez)

 

 

Frekans

İşin yapılma sıklığı değil, işi yaparken tehlikeye maruz kalma sıklığıdır.

Rutin olmayan bir faaliyet değerlendirilirken, o faaliyet sırasında tehlikeye maruz kalma sıklığı düşünülmelidir (2 saat süren bir faaliyette, 2 saat içinde maruz kalma sıklığı)


 

Şiddet

Şiddet puanlamasında zarar kısmında ölüm var ise puanlamanın buna   uygun  şekilde 40 puan (tek ölüm) veya 100 puan (birden çok ölüm) olarak yapılması gerekmektedir. Ayrıca şiddet değerlendirmelerinde, herhangi bir şüphe olduğu durumda, daha yüksek puan verilmelidir.

 


 

Risklerin Değerlendirilmesi

Risklerin ağırlık oranları hesaplanarak derecelendirme yapılır ve önlem alınmasının gerekli olup olmadığına karar verilir.

 

 

Dikkat Edilecek Hususlar

Risk değerlendirmelerinde:

0-20 arası çıkan riskler için herhangi bir kontrole referans olmayabilir ancak bazen herhangi bir riskin 0-20 arasında olması için de uyguladığımız kontroller olabilir. Bu durumda referans gösterebiliriz.

20-70 arası uygulamada risklerin büyük çoğunluğunun çıktığı aralıktır. Bu aralıktaki riskler için eğer herhangi bir yasal gerek yoksa, önlem almamız gerekmemektedir. Ancak ‘olası risk’ kavramı hemen hemen mutlaka var olan bir önlemin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. İstisnalar beklense de, riskin 20-70 arası çıkması durumunda, riskin bu seviyede tutulmasını sağlayan kontrol yöntemine bir referans olması beklenmektedir. Bu referans:

Talimata

Prosedüre

Uyarı levhasına

Eğitime

KKD kullanımına olabilir.

70’ten yüksek çıkan riskler için mutlaka bir düzeltici faaliyet planlanmalıdır.

70 puan ve üstü olan risklerle ilgili olarak;

 

Planlanan aksiyonlar için sorumlular, terminler, maliyetler vb. çıkartılmalıdır.

Tüm önlemler alınmış ve yeni önlemler alınamıyor ise risk değerlendirme prosedürüne bu tip durumlarda tehlikenin bilinerek çalışılacağı vb. bir ifadenin konulması gerekmektedir.

400’ün üzerindeki tehlikelere yönelik aksiyonların terminleri gözden geçirilerek acil çözümler bulunmalı, bu aksiyonlar gerçekleştirilene kadar geçecek sürede çalışılacaksa nasıl çalışılacağı tarif edilmelidir.

İyileştirme aksiyonları tamamlandıktan sonra puanlama gözden geçirilmelidir.

İyileştirmeler sonrası puanı hala 70 ve üzeri olanlar için önlemlerin garanti altına alınarak faaliyetlere devam edilebilir.

Tüm önlemlere rağmen 400 puan ve üzeri olan risklerle ilgili faaliyetlerin mutlaka Genel Müdür ile paylaşılması gerekmektedir.

 

AKSİYON PLANLARI İLE RİSK DEĞERLENDİRME FORMLARI ARASINDA İLİŞKİ KURMAK İŞİN KOLAYLIĞI AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİDİR.

Taşeron çalışması, gece çalışması vb. mevcut tehlikeleri arttıran tehlikeler tek başına değerlendirilebileceği gibi aşağıdaki şekilde de değerlendirilebilir;

Şans(olasılık) sorusu zarara göre sorulmalıdır, örneğin gece çalışması yaparken yaralanma ihtimali nedir?

Frekans sorusu faaliyeti gerçekleştirirken tehlikeye maruz kalma sıklığı olarak sorulmalıdır, örneğin xxxx faaliyetini gece yaparken ne sıklıkta xxx tehlikesiyle karşılaşıyoruz?

Şiddet sorusu ise meydana gelebilecek zararın boyutuna göre sorulmalıdır, örneğin xxxx faaliyetinde gece çalışırken ne olur?

 

5X5 L Tipi Matris

5 x 5 Matris diyagramı (L Tipi Matris) özellikle sebep-sonuç ilişkilerinin değerlendirilmesinde kullanılır. Bu metod basit olması dolayısıyla  tek başına risk analizi yapmak zorunda olan analistler için idealdir. Risk Değerlendirmesi L tipi Matris Formu Kullanılır.

L tipi Matris de

Risk= İhtimalXŞiddet dir.

 



 


 


 



 

Önlemlerin Belirlenmesi

İlgili mevzuat ve işyeri koşulları dikkate alınarak alınması gerekli önlemlere karar verilir.

Riskleri kaynağında yok etmeye çalışmak,

Tehlikeli olanı, daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

Toplu koruma önlemlerini, kişisel korunma önlemlerine tercih etmek,

Mühendislik önlemlerini uygulamak,

Ergonomik yaklaşımlardan yararlanmak.

 

Önlem Alınırken İzlenen Yol

1.Aşama YOKET!

Riskin tamamen ortadan kaldırılmasıdır. (riskli bir maddenin, bir işlemin kaldırılması gibi.)

2.Aşama İYİLEŞTİR!

Riski azaltıcı önlemler almaktır. (koruyucu malzeme kullanımı gibi.)

 3.Aşama KABUL ET!

Risk onunla yaşayabileceğimiz kadar azalmıştır.

4.Aşama DAĞIT!

Risk olasılığı az, ancak bedeli ağırsa riski paylaşmak gerekir. (yangın sigortası gibi.)

 Denetim, İzleme, Gözden Geçirme

İşyerinde gerçekleştirilen risk yönetiminin tüm aşamaları ve uygulanması düzenli olarak denetlenir, izlenir ve aksayan yönler yeniden gözden geçirilir.

 

Sayfa Revizyonu

 Yapılan Risk değerlendirmelerinde her sayfaya bir revizyon numarası konulur ve sayfanın revizyonu takip edilir.

Risk Analizinde herhangi bir değişiklik yapıldığında sadece sayfa revizyonu yapılır.

Risk Analizinin son sayfasında revizyon bölümü bulunur bunda hangi sayfanın ne revizyonu olduğu izlenir.

 

Yürürlüğe Konulması

 Yapılan risk değerlendirmesi çalışması kontrol aşamalarından sonra işveren veya vekillerince kabul ve onayla risk değerlendirmesi ekibince imzalanarak yürürlüğe konulur.

 

Revize ve Güncelleme

Risk değerlendirmesi işyeri tehlike sınıfına göre Az Tehlikeli İş yerlerinde 6, Tehlikeli İş yerlerinde 4, Çok Tehlikeli İş yerlerinde 2’şer yıllık periyotlarda, ayrıca işyeri adres değişikliklerinde, işyerinde makine ve ekipman veya üretim biçimi değişikliklerinde yenilenir.

 

 





İş Sağlığı ve Güvenliği – Risk Değerlendirmesi Nedir?

 

İş Sağlığı ve Güvenliği – Risk Değerlendirmesi



Risk Değerlendirmesi

Risk Değerlendirmesi, İş Sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi içerisinde geçen risk değerlendirmelerinin gerçekleştirilmesi için birçok yöntem mevcuttur. Makalemizde tarif ettiğimiz risk değerlendirme yöntemi, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi ( OHSAS 18001 ) standardı hazırlanırken de dikkate alınan İngiliz Standart Teşkilatı’ nın (BSI) 1996 yılında yayınladığı BS 8800 klavuzu temel alınarak düzenlenmiştir.

Risk analizinin temel kavramları:

İş Sağlığı ve Güvenliği: Çalışanların, geçici işçilerin, müteahhit personelin, ziyaretçilerin ve iş sahasındaki diğer tüm insanların sağlık ve güvenliğini etkileyecek faktör ve koşullar.

Tehlike: İnsan yaralanması ya da hastalığına neden olabilecek kaynak, faaliyet veya durum.

Tehlike tanımlaması: Bir tehlikenin varlığını anlama veya özelliklerini tarif etme süreci.

Olay: İş ile ilgili olan, ölüme, hastalığa veya yaralanmaya yol açan veya açabilecek durum.

Kaza: Ölüme, hastalığa, yaralanmaya, hasara veya diğer kayıplara sebebiyet veren, istenmeyen olay.

Risk: Meydana gelebilecek tehlikeli bir olayın sonuçları ve oluşma olasılığının bileşkesi.

Risk Değerlendirmesi: Tüm süreçlerde riskin büyüklüğünü tahmin etmek ve riskin azaltılabilir olup olmadığına karar vermektir.

Kabul edilebilir risk: Kuruluşun yasal yükümlülükleri ve kendi İSG politikası çerçevesinde tahammül edilebileceği düzeye indirilmiş risk.

Riskler değerlendirilirken iş sağlığı ve güvenliği açısından tüm süreçlerde meydana gelebilecek tehlikelerin tanımlanması, riskin büyüklüğünün değerlendirilmesi, kabul edilebilir seviyenin üzerindeki risklerin tespit edilmesi ve bu değerlendirmenin periyodik olarak gözden geçirilmesi için gerekli yöntemler belirlenmelidir.

Değerlendirmeleriniz tüm süreçlerinizdeki,

Rutin ve rutin olmayan faaliyetlerden,

İş yerindeki tüm personelin faaliyetlerinden (tedarikçiler, taşeron ve misafirler dâhil)
kaynaklanan değerlendirmelerinizi kapsamalıdır.

Tehlikelerin ve etkilerinin tanımlanması, risk kriterlerinin belirlenmesi ve risk değerlendirmesinin yapılarak risk kontrollerinin ve önlemlerinin tespit edilmesi uygun bir “Tehlike Tanımlama ve Risk Değerlendirme Formu ” ile yapılmalıdır. Tehlike tanımlarının süreç bazında ilgili süreç sahipleri tarafından yapılması Risk değerlendirmelerinin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi açısından önemlidir.

Firmanızın faaliyetlerinin gerçekleştiği süreçlerde tespit edilen tehlikeler, tespit eden kişi tarafından ilgili süreç sorumlusuna bildirilmeli ve tehlikenin “Tehlike Tanımlama ve Risk Değerlendirme Formu’ nda yer alıp almadığına bakılmalıdır. Yoksa bu forma eklenmesi sağlanmalıdır.

Risk Değerlendirme Kriterleri:

Risk değerlendirmesi aşağıdaki başlıklar altında yapılır.

Zararının şiddeti,

Zararının olma olasılığı

Mevcut kontroller,

Yasal yükümlülükler,

Önceki kazalar,

Riske maruz kalan personel sayısı.

Risk büyüklüğünün belirlenmesi
Yukarıda belirtilen tüm kriterler göz önünde bulundurularak Risk Büyüklüğü aşağıda belirtilen şekilde hesaplanır.

Risk büyüklüğü=Risk* + Mevcut Kontroller + Yasal Yükümlülükler + Önceki Kazalar + Risk Altındaki Personel Sayısı

*Risk = (Zararın olma olasılığı *Zararın şiddeti)

Risk büyüklüğü sonuçlarının değerlendirilmesi
Meydana gelebilecek tehlikeli bir olayın sonuçları ve oluşma olasılığının bileşkesi olan riskin seviyeleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Zarar / Olasılık

Hafif Zararlı

Zararlı

Çok Zararlı

Olasılığı Çok Düşük

Düşük Risk

Kabul Edilebilir Risk

Orta Seviye Risk

Olasılığı Düşük

Kabul Edilebilir Risk

Orta Seviye Risk

Büyük Risk

Olma Olasılığı Var

Orta Seviye Risk

Büyük Risk

Kabul Edilemez Risk

Hesaplanan Risk Büyüklüğü (RB) puanları, yukarıda görülen risk seviyeleri ile ilişkilendirilmelidir. Risk seviyesine göre yapılacak faaliyetler belirlenmelidir.

Mevcut riskleri kabul edilebilir seviyeye indirmek için uygulanacak kontrol ve önlemler ile ilgili değişiklikler ve / veya kaynak ihtiyacı yönetim tarafından değerlendirilerek iyileştirme faaliyeti başlatılır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Risklerinin Gözden Geçirilmesi ve Güncellenmesi

Tehlike tanımlama ve risk değerlendirme formları yönetimin gözden geçirme toplantılarında değerlendirilir. Yönetim programı çerçevesinde yapılan iyileştirmeler de dikkate alınarak gerekli güncellemeler yapılır.

Yönetimin gözden geçirmesi dışında,

Kaza ve acil durum yaşanması,

İlgili taraflardan gelen şikayet veya protesto olması,

Çalışanların şikayette bulunması,

Yeni yatırım veya proseste yapılan değişikliklerde,

Sorumlulukların değişmesi
durumunda gözden geçirme işlemi tekrarlanır.

 

Bölüm-3 İş Sağlığı ve Güvenliği Açısından Cephe İskeleleri

 


Yüksekte çalışma ve bu çalışma neticesinde yaşanan kazalar dikkate alındığında, yüksekte çalışmanın iş sağlığı ve güvenliği İSG  açısından inşaat sektöründe karşılaşılan en büyük tehlikelerden birisi olduğu görülmektedir. İstatistikler ve yapılan araştırmalar, yüksekte çalışma sebebiyle oluşan kaza sayıları ve buna bağlı ölüm oranlarının yüksek olduğunu göstermektedir. 

Çalışanlar, yaptıkları işe ve çalışma yerlerine bağlı olarak birçok durumda yüksekte çalışmak zorunda kalmakta ve bunun neticesinde yüksekten düşme riski ile karşı karşıya gelmektedir. Çatı işleri, çelik yapı işleri, tadilat işleri ve daha birçok iş yüksekten düşme riskinin söz konusu olabileceği durumları içermektedir. İskele ile yapılan çalışmalarda bu riskin ortaya çıktığı işlerden sadece birisidir. Ülkemizde yaygın olarak kullanılan cephe iskeleleri incelendiğinde, bu iskelelerin gerek kullanılan malzemelerin niteliği ve gerekse kurulumun uygunluğu açısından adeta kazaya davetiye çıkaracak şekilde eksiklik ve kusurlar içerdiği görülmektedir.

Bu rehber; cephe iskelelerinin kurulumunda, sökümünde ve kurulum tamamlandıktan sonra iskeleyi kullanacak bütün çalışanlar ile şantiye şefleri, saha mühendisleri, iş güvenliği uzmanları ve tüm yapı müteahhitlerinin yararlanması amacıyla hazırlanmıştır. Rehberde, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ile ilgili standartlar göz önünde bulundurularak iskele ile yapılan çalışmaların nasıl daha güvenli yapılabileceği incelenmiştir. 

Çalışma hayatımızın olmazsa olmazlarından olan iş sağlığı ve güvenliği İSG konusu, diğer sektörlerde olduğu gibi inşaat sektöründe de büyük bir önem teşkil etmektedir. Çalışma şartları bakımından içerisinde birçok tehlikeyi ve riski barındıran ve risklerin sürekli olarak değişkenlik gösterdiği yapı işleri, meydana gelen iş kazası sayıları ve bu kazalar sonucu oluşan kayıplar incelendiğinde tüm iş kolları arasında her zaman ilk sıralarda yer almıştır


İnşaat sektöründe bu kadar çok kaza yaşanması ve yaşanan bu kazaların genelde ağır sonuçlar doğurması sadece gelişmekte olan ülkelerin değil aynı zamanda gelişmiş ülkelerin de karşılaştığı bir sorundur. Sektörün birçok ülkede bu olumsuz tabloyla karşı karşıya gelmesi, inşaat sektörünün aşağıda belirtilen karakteristik özellikleriyle doğrudan ilgilidir:

  • İnşaat sektöründe gerçekleştirilen işler, seri üretimin yapıldığı bir fabrikadaki işlerden çok daha farklıdır ve riskler değişkenlik gösterir.
  • Üretim yöntemleri ve kullanılan malzemeler çok çeşitlidir.
  • Yapı işleri sürekli olmayıp ağır ve geçici işlerden oluşabilmektedir.
  • Çalışmalar dinamiktir ve sürekli değişim gösterir
  • Çalışma ortamında birden fazla işveren ve/veya alt işveren çalışmaktadır
  • Çalışma alanı genellikle geniş ve dağınıktır.
  • Günlük çalışma süreleri uzun ve/veya çalışma saatleri düzensizdir.
  • Çalışanlar sık değişir, sirkülasyon fazladır.
  • Vasıfsız çalışan sayısı çoktur ve çalışanların eğitim seviyesi genellikle düşüktür.
  • Çalışma ortamı zemin seviyesinden yukarıda veya aşağıdadır.
  • Çalışanlar ve malzemeler sürekli hareket halindedir ve sistematik bir hareket yoktur
  • Yapı işlerinde büyük ve ağır iş makineleri kullanılmaktadır.
  • Uygun termal konfor şartları sağlanmamıştır, işler doğal iklim koşulları altında gerçekleşmektedir.
  • İşlerin bitirilmesi için gerekli olan zaman çoğunlukla yetersiz ve kısıtlıdır.
  • Çalışma ortamında aynı anda birçok farklı iş yapılmakta ve çalışanlar çalışma ortamındaki diğer çalışanların yaptığı işlerden direkt olarak etkilenmektedirler.
  • Yapılan işler doğa koşullarıyla mücadeleyi gerektirebilmektedir.

Rafineri Nedir? Rafineri Ne Demektir?

 Rafineri, petrol ürünlerinin ortaya çıkmasına olanak sağlayan tesis anlamını taşımaktadır. Ham petrolün işlenerek, benzin, motorin ve diğer yakıt türleri halini almasına imkan tanıyan rafineri, bu ürünleri son tüketicinin hizmetine sunmaktadır. İşte, rafineri nedir sorusunun cevabı;



Rafineri, Ham petrol rafinerilerde çesitli petrol ürünlerine (likit gaz, benzin, motorin, gazyagi, fuel-oil, asfalt, madeni yağ vb.) dönüştürülmekte ve bu ürünler akaryakıt dağıtım organları vasıtası ile tüketicinin hizmetine sunulmaktadır.



Tarih

Dünyanın ilk sistematik petrol rafinerisi, Romanya’da bulunan petrol kullanılarak 1856 yılında Romanya, Ploieşti’de inşa edildi.

Kuzey Amerika’da, ilk petrol kuyusu 1858’de James Miller Williams tarafından Oil Springs, Ontario, Kanada’da açıldı. ABD petrol endüstrisi 1859’da Edwin Drake’in Pensilvanya, Titusville yakınlarında petrol bulmasıyla başladı. Yirminci yüzyılın başlarında içten yanmalı motorun piyasaya sürülmesi ve otomobillerde kullanılması, petrol endüstrisinin oldukça hızlı büyümesi için itici bir güç olan benzin pazarı yarattı.

Samuel Kier, Amerikanın ilk petrol rafinerisini 1853 yılında Pittsburgh’da kurdu. Polonyalı eczacı ve mucit Ignacy Lukasiewicz 1854 yılında Jaslo’da bir petrol rafinerisi kurdu.

Romanya’da açılan ilk büyük rafineri 2. Dünya savaşı sırasında Nazi Almanyası tarafından ele geçirildi. Savaş sırasında Müttefik Güçler tarafından bombalandı.

Aralık 2008 tarihinden bu yana dünyanın en büyük rafinerisi Hindistan’da bulunan Reliance Industries limited tarafından işletilen Jamnagar Rafineri Kompleksidir.




İş Kazaları Faktörleri

İş Kazaları Faktörleri Nelerdir? Ne yapılması Gereklidir?

İnsanlar güvensiz çalışma sahalarından dolayı birçok iş kazası ve meslek hastalığına maruz kalmaktaydı. Son zamanlarda iş kazaları ve meslek hastalıklarının artışından dolayı devlet, birçok mevzuat çıkararak bunları engellemeye çalışmaktadır. Yapılan araştırmalara göre iş kazalarından ölen kişilerin sayısı uyuşturucu, sigara ve savaştan ölen kişilerin sayısına göre 3 kat daha fazladır. Çalışan insanlar, işyerleri güvenlik konusunda ne kadar tedbir alırsa alsın ilk olarak kendi güvenliklerini sağlamaları gerekmektedir. Kendileri iş anında kendilerine güven alıp yaptıkları her işi özveri bir şekilde yaparsa, iş kazaları ve meslek hastalıkları bir nebze de olsa azalabilmektedir.

Çalışanlar kendi tedbirlerini aldıktan sonra, işyerleri gereken tedbirleri almakla yükümlüdür. Çalışanlara daha rahat ve güvenilir bir çalışma ortamı sağlayarak üretimi yapmalarına imkan vermelidir. Çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığından yetki belgesine sahip olan firmalar tarafından devletin uyguladığı mevzuatlar denetlenebilmekte ve eksik noktalar tamamlanabilmektedir. İş sağlığı ve güvenliği konusunda firmalar birçok eğitim vermektedir. Eğitimler sayesinde bilinçli bireyler olarak çalışma ortamlarında yapmamız gereken hataları öğrenebilmekte ve ona göre davranmaktayız.



 İş kazaları neden olur? Bu soru bizler için yıllardır süre gelen bir problem. Bu soruya bulunacak cevap iş kazalarını önleyebilmek için yapılacak çalışmaların temelini oluşturur. Bunun için tüm fiziksel çalışma şartları altında insan performans ve kapasitesine uygun olmayan unsurların yani kaza sebeplerinin belirlenerek elimine edilmesi gerekir.


Yapılan araştırmalarda hiçbir kaza durup dururken tesadüfi olarak ya da sebepsiz meydana gelmez. Bu sebeple oluşan küçük ya da büyük tüm kazaları dikkatlice incelemek, her şeyi tamamıyla analiz etmek, yol açan nedenleri araştırmak, değerlendirme sonrasında gerekli ders ve önlemleri almak, kazaların tekrar meydana gelmesinin önlenmesi veya etkilerinin en aza indirgenmesi açısından son derece önemlidir.

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Gerektirdikleri

Ülkemizin gelecek nesillerde üreten bir ülke olmasını istiyorsanız, devletin iş sağlığı ve iş güvenliği ile alakalı uygulamış olan mevzuatlardan bilgimiz olmalı ve bu aldığımız bilgileri uygulamalıyız. Aynı şekilde evimizde de bu bilgileri paylaşarak bilinçli nesiller eğitebiliriz. Şunu unutmayın ki önce iş sağlığı ve iş güvenliği sonrasında üretim gelmekteİş kazasını kim ve hangi sürede bildirmelidir?

İşveren tarafından, kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki 3 iş günü içinde bildirilmesi zorunludur. Ancak, bu süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Bildirim işveren tarafından yapılmamış ise kazalı işçi tarafından yerine getirilmelidir.

İşyerlerinde meslek eğitimi gören öğrenci, çırak ya da yüksek öğrenim gören stajyerler iş kazası geçirirlerse,bildirim, eğitim veya staj gördükleri işyeri işverenleri tarafından kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl, Kuruma en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde yapılır.

İş kazası sonrası ne yapılır?

Öncelikle işçinin tedavisi yapılır. Tedavisi süresince geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Maluliyet durumu varsa tespit edilir. Ve maluliyet durumunun %10’un üzerine çıkması ile maluliyet aylığı bağlanır.

İş kazasının bildirilmemesinin ya da eksik-yanlış bildirilmesinin sonucunda ne olur?

Bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir. Ayrıca, iş kazası Kuruma eksik ya da yanlış bildirilmişse, bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96. madde hükmüne göre tahsil edilir.

İşyerinde iş kazalarının önlenmesi için yapılacak çalışmalar, aynı zamanda iş güvenliğinin ilkelerini meydana getirir. İş kazalarının önlenebilmesi veya azaltılabilmesi için işyerindeki emniyetsiz durumları ve emniyetsiz hareketleri ortadan kaldırmak veya en aza indirmek için, ayrıca çalışma şartlarını sık sık gözden geçirmek ve aksayan konularda tedbirler almak gerekir.


İş Güvenliği Gereklidir.

İş kazalarının nedenlerini burada sınıflandırmak ve faktörlerden sadece biri ile açıklamak tabi ki mümkün değil. İş kazaları önleme konusunda yapılacak araştırmalarda konuyla ilgili elde edilebilecek bütün faktörleri beraber analiz ederek kaza sebep olan unsurlar hakkında gerekli yerleri ve kişileri uyaran bu şekilde erken önlem alınmasına olanak sağlayan teknikler geliştirilmelidir.

İş Güvenliği Neden Önemlidir? Çünkü iş güvenliğine verilen önem her şeyden önce insan hayatına verilen değerin bir ölçüsüdür. Konunun öneminin benimsenmesi ve işverenlerde ve işyerinde çalışanİş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu bilincinin oluşturulması bir zorunluluk haline gelmiştir. Korunmak riskli görünen her tehlikeye karşı tedbir almakla başlamalı. Korunmanın da üç ana başlıkta toplanabilen yolları vardır. Çalışanda kaynakta ve ortamda. Temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi işte burada başlıyor.


Kamuda İş Sağlığı ve Güvenliği

 Ülkemizde daha sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatının sağlanması adına oldukça önemli bir adım olan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 2012 yılında yayımlanmış ve uygulamaya konulmuştur. Alt mevzuat düzenlemeleri ile de detaylandırılan ve ülkemiz ihtiyaçları ile dünyada iş sağlığı ve güvenliği iyi uygulamalarını içeren Kanun, iş sağlığı ve güvenliği alanında gelişmiş ülkeler seviyesine erişmede temel yol gösterici niteliğindedir. Ancak unutulmamalıdır ki istenen iş sağlığı ve güvenliği seviyesine ulaşılmanın ana unsuru hazırlanmış olan mevzuatın sahada tam ve doğru olarak hayata geçirilmesidir

iş sağlığı ve güvenliği sadece çalışma hayatında değil tüm yaşam alanlarında bir kültür olarak ele alınmalı ve bir hayat felsefesi olarak ilgili tüm taraflarca benimsenmelidir. Ülkenin milli eğitim sistemine de entegre edilerek genç yaşta başlayan güvenlik kültürü aktarımı çalışma hayatında da güçlenerek devam etmelidir. Yönetim kademesinden başlamak üzere tüm kademelerin iş sağlığı ve güvenliğinin önemine inanması ve desteklemesi ile devam eden süreç istenen seviyeye ulaşmakta kilit noktadır. Yönetimin taahhüttü ile başlayan çalışmalar, tüm çalışanların güvenli bir davranış biçimi haline getirmesine kadar devam etmekte ve kazanılan seviye sürekli iyileştirilerek sağlıklı ve güvenli bir çalışma hayatı oluşturulmaktadır.

KAMU KURUMLARININ ALMASI GEREKEN ÖNLEMLER

1- Güvenlik ve sağlık standartları hazırlanmalıdır.
2- Yasa, tüzük ve yönetmeliklerle zorlayıcı ve yasaklayıcı önlemler almalıdır.
3- Koruyucu hekimlik ve iş kazaları hastaneleri yaygınlaştırılmalıdır.
4- İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusuna gereken önemi veren işletmeler ödüllendirilmelidir.
5- Ağır ve tehlikeli işlerde çalışan işçilerin tüzük esaslarına zorunlu periyodik muayelerinin SSK sağlık tesislerinde yapılması temin edilmelidir.
6- Herhangi bir nedenle sakat kalan işçileri yeniden sağlıklarına kavuşturmak ve yeni bir meslek kazandırmak amacıyla tıbbi ve mesleki rehabilitasyon merkezleri kurulmalıdır.
7- İş kazaların ve meslek hastalıklarına neden olan etmenler araştırılmalı ve önleyici tedbirlerin tespit edilmesi çalışmaları arttırılmalıdır.
8- Denetimin nicelik ve nitelik yönünden etkinliği sağlanmalıdır.
9- Devamlı olarak en az 50 işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli iş yapılan işletmelerde iş güvenliği kurullarının kurulması şartını daha küçük çaplı işletmelere de uygulama zorunluluğu getirilmelidir ve her işletmede bir iş güvenliği sorumlusunun bulunması mecburi olmalıdır.
10- Okullarda, özellikle teknik okullarda, işçi sağlığı ve iş güvenliği dersleri okutulmalıdır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu tüm çalışanları kapsaması açısından oldukça önemli ve değerli bir yeniliği bünyesinde barındırmaktadır. Bu değişiklik neticesinde ülke çapında tüm çalışanlar kanuni statülerine bakılmaksızın iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin kapsamına alınmışlar ve sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışma hakkı toplumun tamamına yayılmıştır.

Üst düzey yöneticilerden başlamak üzere kamu kurumlarına iş sağlığı ve güvenliğinin içselleştirilmesi ve hayata geçirilmesinde yol göstermek üzere hazırlanmış olun bu rehber, kamu kurumlarında yapılması gereken çalışmaları sıralamakta ve örneklerle uygulama kolaylığı getirmektedir. 

Kamu kurumları diğer sektörlere örnek teşkili ediyor olmaları açısından iş sağlığı ve güvenliğinde örnek ve öncü olmalı ve güvenlik kültürünün toplumda benimsenmesinde destek sağlamalıdır.  



Kamuda İşveren veya İşveren Vekili: 6331 Sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde: “İşveren - Çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında da “ İşveren Vekili - İşveren adına hareket eden, işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri, bu Kanun bakımından işveren sayılır.” denilerek işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekillerinin işveren sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre kamu kurum ve kuruluşlarında işin ve işyerinin yönetiminde görev alan kamu görevlileri Kanunun uygulanması bakımından işveren gibi muhatap alınacaklardır. 

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler kamu sektörüne ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır. Kanunun Yürürlük başlıklı 38. Maddesine gore, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin 6. maddesi ve iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesine ilişkin 7. maddesi, 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları için 1/7/2020 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu maddeler dışında kalan tüm maddeler yürürlüktedir. 

Aynı Kanun’da belirtilen aşağıdaki kamu kurum ve kuruluşlarını ilgilendirebilecek faaliyetler hakkında İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümlerinin uygulanmadığı dikkate alınmalıdır.

 ▶ Fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerlerindekiler hariç Türk Silahlı Kuvvetleri, genel kolluk kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının faaliyetleri. 
▶ Afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri. 
▶ Hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında, iyileştirme kapsamında yapılan işyurdu, eğitim, güvenlik ve meslek edindirme faaliyetleri.

İŞVERENİN ALMASI GEREKEN ÖNLEMLER

1- İşçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili mevzuatın uygulanmasında titizlik gösterilmelidir.
2- Her işletmede bir iş güvenliği şefi bulundurulmalı ve gerekirse işçi sağlığı ve iş güvenliği kurulları kurulmalıdır.
3- Kaza sıklığını en aza indirmenin yolları araştırılmalıdır.
4- İşçiler işe alınırken mutlaka sağlık muayenesinden geçirilmeli,kendilerine uygun olan işlere yerleştirilmelidir.
5- İşyerinde sağlık personeli bulundurulmalıdır.
6- Çalışma süresi,mevzuatın tayin ettiği sınırlar üzerine çıkarılmamalıdır.
7- Çalışanların uygun çalışma ritminden daha hızlı bir şekilde çalışmaları istenmemelidir.
8- Uygun çalışma metodları yerleştirilmeli ve uygulanmalıdır.
9- İşyerlerinde iyi bir düzen ve temizlik temin edilmelidir.
10- Çalışanlar kazaların önlenmesi açısından motive edilmeli ve en az kaza yapan işçi ve gruplar ödüllendirilmelidir.
11- Çalışanların tatmini için tayinlerde çalışanların ailevi durumunu gözönüne alınmalıdır.
12- Kaza tehlikelerinin azaltılması,yangın tehlikelerinin ortadan kaldırılması veya yangın söndürme ekipman ve yönetiminin etkenliğinin arttırılması ve işletmenin çalışılan bütün bölümlerindeki sağlık koşullarının iyileştirilmesi için iş güvenliği organizasyonu yapılmalıdır.

İŞÇİNİN ALMASI GEREKEN ÖNLEMLER 

1- İşçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına dikkatle uymalıdırlar.
2- Alet ve makineleri talimatlara uygun bir şekilde kullanmalıdırlar.
3- Koruyucu tedbirlere uymalıdırlar.
4- Çalışanlar işin tehlikesini azaltmak için koruyucu gözlük,başlık ,yüz siperi, kulak tamponu, gaz maskesi, koruyucu ayakkabı giysi gibi malzemeleri,yaptıkları işe uygun olarak kullanmalıdırlar.
5- Yanıcı ve tutuşucu malzemeler civarında kaynak yapmamalıdırlar.
6- İşyerlerinde çalışırken işçiler birbirleriyle şakalaşmamalıdırlar.
7- Bütün bağlantıların mükemmel olmasına dikkat etmelidirler.
8- Gaz tüpü gibi tehlikeli maddelere dikkat etmelidirler.

SENDİKANIN ALMASI GEREKEN ÖNLEMLER 

1- Sendikalar yasal olarak yapmak mecburiyetinde oldukları eğitimin özellikle iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında yoğunlaşmasını sağlamalıdırlar. 
2- İşletmelerde işçi sağlığı ve iş güvenliği kurullarının kurulup işletilmesini sağlamalıdırlar.
3- İşletmelerde çalışanları iş güvenliği konusunda eğitecek konferanslar, seminerler ve film gösterileri yapmalı, eğitici kitap, broşür ve afişler hazırlanmalıdırlar.
4- İşletmelerin güvenlik kurullarına riayet edip etmediklerini denetlemelidirler

Türkiye’de Yapı Sektöründe İşçi Sağlığı ve Güvenliğinin Değerlendirilmeleri Nasıl gidiyor?

     

Türkiye’de Yapı Sektöründe İşçi Sağlığı ve Güvenliğinin Değerlendirilmesi

AB’ye Normlarına uyma çabaları, İş Sağlığı ve Güvenliği Çalışmalarını Olumlu Etkilese de eksikliklerimizin olduğunu zamana ihtiyaca olduğumuzu düşünmekteyim. 


İnşaat sektörü, üretim alanlarını etkileyen, ülke kalkınmasına ve ekonomisine önemli katkıda bulunan bir iş koludur. Bununla birlikte, inşaat sektöründe meydana gelebilecek kazaların ve zararlı sonuçlarının en aza indirgenmesi için gerekli tedbirlerin alınması önem arz etmektedir. Son yıllarda Türkiye’de inşaat sektöründe işçi sağlığı ve güvenliği konusu ön plana çıkmaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme isteği ve bu konudaki uyum çalışmaları ve inşaat sektörünün uluslararası platformda birçok projede yer alması işçi sağlığı ve güvenliği konusundaki çalışmaları olumlu yönde etkilemektedir.

Her yıl birçok çalışan, çalışma alanlarında meydana gelen kazalar sonucunda ölmekte, yaralanmakta veya hastalanmaktadır. Ayrıca işçi sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli düzeye ulaşamayan ülkelerin ekonomileri de dolaylı olarak zarar görmektedir. Bu nedenle, iş kazası ve meslek hastalıklarının azaltılması konusunda toplumsal bilinçlenme büyük önem taşımaktadır..


İnşaat Sektörü, iş kazaları ve iş güvenliği açısından halen önemli bir sorundur.

Çalışanların sakat kalmasına, yaşamını yitirmesine neden olan ve dolayısıyla insancıl yönü öncelik taşıyan iş kazalarının yol açtığı ekonomik kayıplar da oldukça önemlidir. Öte yandan iş kazaları nedeniyle açılan kamu ve tazminat davaları meslektaşlarımızı uzun yıllar ruhsal açıdan huzursuz etmekte, maddi külfetlere yol açmaktadır.

İşveren, işveren vekili, proje yöneticisi, şantiye şefi, saha mühendisi ve benzeri sıfatlarla inşaat uygulamalarında sorumluluk üstlenen meslektaşlarımızın, konunun öneminin bilincinde olması, ilgili yasa,tüzük ve yönetmeliklerde yer alan önlemleri eksiksiz olarak izlemesi ve uygulaması esastır.

Bunun yanı sıra özellikle ülkemiz çalışma hayatının ve inşaat sektörümüzün koşullarıyla ilgili bazı

araştırma bulgularının da dikkate alınması başarı düzeyini artıracaktır. Bu amaçla hazırlanan çalışmada, araştırma bulgularına dayalı olarak, en çok rastlanan kaza tipleri açıklanmış, önemli tiplerin alt ayrımları ve başlıca şantiye türlerine göre ön plana çıkan kaza tipleri verilmiştir.

Çalışmanın hacmini aşmamak için daha ayrıntılı bilgiler sunulmamış ve tartışılmamıştır. Ancak, verilen bu bilgilerin de meslektaşlarımıza yararlı olacağı, iş güvenliği önlemlerinin planlanmasına ve uygulanmasına ışık tutacağını düşünmekteyim.

 


Bölüm-1 Yapı Sektörü İSG Eğitimleri Nelerdir?

İşverenlerin en çok dikkat etmesi gereken konu hiç şüphesiz çalışanlarının can sağlığını koruyarak ve güvenli şekilde işlerini yürütmesidir. İş sağlığı ve güvenliği her şeyden önce gelir. İş yerinizde istenmeyen kazaların yaşanmaması için gereken önlemler alınmalıdır. İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi sayesinde çalışanların, can güvenliğini sağlamayı öğrenmesi ve güvenli çalışma alanı yaratması amaçlanır.

Yapı Sektöründe İSG Eğitimi

Yapı sektöründe görevli ya da görev alacak çalışanlara verilen iş başı veya iş sonrası verilen eğitimlerden biridir. İş Güvenliği Uzman arkadaşların İSG Teknikerlerinin bilgi ve becerilerini arttırmasında en çok fayda sağlayan konulardan biridir.

Bu eğitim de  Yapı sektöründe Olağan durumlara operasyonlara karşı verilmesi gerekli tüm eğitimleri tek çatı altında toparlamaya amaçladım.

İçerikler;

  • Şantiye İSG Kuralları Hakkında Eğitim
  • Şantiye İçi İletişim Teknikleri ve Kuralları Hak. Eğitim
  • İSG Organizasyonu Eğitimi
  • Risk Analizi
  • İş Başı Toolbox Konuşmaları
  • İş Organizasyonu
  • Riskli İşlerde İTA Hazırlanması
  • Riskli İşlerde İşe Başlamada Eğitim
  • Riskli İşlerde İş İzni Sistemi Oluşturma Ve Takibi
  • Acil Durumlara Karşı Eğitim Ve  Tatbikat
  • Sıcak Çalışmalarda Güvenli Çalışma Eğitimi ve KKD Kullanımı
  • Güvenli Makine Ekipman Kullanımı ve Çalışmaları
  • Yüksekte Çalışmalarda İş İzin Sistemi
  • Yüksekte Çalışma Eğitimi
  • Yüksekte Çalışmalarda Standard Uygun Ekipman Kullanımı
  • Yüksekte Çalışma Sırasında Oluşacak Acil Durum Eğitimi

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği konularında bilgilendirerek, sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı sağlamak, çalışanları, çalışma ortamından kaynaklanan sağlık ve güvenlik risklerine karşı korumak bu alandaki hataları minimuma indirerek ve daha güvenli çalışma ortamları için bilinçlendirmek bizim elimizdedir. iş gereklikle ise sağlık hayattır!

İSG Eğitim Çalışmasındaki Amaç Rolü Nedir?

İSG uzmanları eğitmelerin İçerik olarak, analize olarak eğitim başarısını kursiyerlerin bireysel olarak arttırmalarında özellikle, işyeri ortamına ve esas olarak alması gereklidir. eğitim tasarımı ve sunumuna bağlamına önem gösterilmesi gerekmekle birlikte kişisel sorumluluk ve deneyimlerinde faydalanması gerekmektedir. İSG uzmanlarının işyerlerindeki varlığı, bu etkinin hangi koşullar altında ortaya çıkağını keşfetmesinde ve onun için gelecekteki olağan kurumlarını öne sürmesinden kritik bir aktarım tetikleyicisi olarak ortaya çıkabilir. bunlar;


  • çalışmalardaki iş güvenliği, büyük ölçüde güvenlik eğitimlerin yanı sıra kişisel deneyimlere ve çalışma faktörlerindeki sorumluların aktarımına göre dayanır.                                                               
  • İş bağlamında eğitim uygulamasını desteklemek için eğitmenlerin rolü genişletilmelidir.                                    
  • Şirketler, çalışma gücünü kaybetmeme süreci üzerindeki kontrollerini artırmak için güvenlik eğitmenlerine bakış açılarını değiştirmeli ve önemi güçlendirmelidir.



 Katılımcılar eğitim sonuçlarından kendilerini sorumlu hissettiklerini  belirtmelidir. ancak eğitimlerin düşük ve sıradan kısa önemsiz bir eğitimlerle kontrol duygusu ortaya çıkarmamasında büyük etken sağlamaktadır.. Bu durumlar, eğitmenlerin eğitim ve uygulamaya karar verdiklerini doğrulamasında büyük sorun etken sağlamaktadır, ancak iş bağlamında eğitim uygulamasını desteklemek için rolleri karşıya yüklenilmesi gereklidir. Bu amaçla, şirketler, çalışma süreci üzerindeki kontrollerini artırmak için İSG  eğitmenlerin güçlü diyaloglarına ve yetkinliklerine ihtiyacı gereklidir.


  1.  eğitmenlerin saha çalışmaların ve iş gücünün başarısını artırmak için en iyi yönetimin kişisel eğitici/öğretici uygulamalardan geçer  ve  bakış açıları sürekli gelişmeye açık olur                                                        
  2. raporlara dayalı en iyi uygulamalar belirlenerek saha uygulamalarında çalışma faktöründe  verim sağlanması;                                                                                                                                                
  3.  eğiticilerin eğitim sonrası sonuçlarına bakılarak yeterlilik, öz-yeterlik ve kişisel sorumlulukların alınıp alınmadığını  gözlemlerle, çalışmalarla görebilir.  ve birinci basamak güvenlik eğitmenleri ile sorumluluk deneyimleri arasında yapılandırma olup olmadığını eğitici görüşme yapılması gereklidir.


İş Sağlığı Ve Güvenliği İle İlgili Tse Standartları Nelerdir?

 

Uluslararası Standardizasyon Organizasyonu (ISO) tarafından,  Mart  2018 tarihinde yayınlanmış olan ISO 45001- İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi standardı TSE tarafından TS ISO 45001:2018 olarak Nisan 2018 tarihinde Türk Standardı olarak yayınlanmıştır.

TS ISO 45001:2018- İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi standardı;

  • Kuruluşlara güvenli ve sağlıklı iş yerleri sağlamasına imkân verilmesi,
  • Kuruluşta iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi
  • Yasal ve düzenleyici şartlara uyumun arttırılması,
  • Organizasyon el yapının güçlendirilmesi,
  • Oluşturulan  sistemin sürekli iyileştirilmesini sağlamak

amacı ile yüksek seviyeli yapıda hazırlanan ve  TS 18001’in yerine gelen  uluslararası platformda geçerliliği olan bir standarddır. güncel tse standartları şunlardır;

  1. TS 12442 numaralı Standart- iş sağlığı ve güvenliği- İş Kazası Raporu  (Kabul Tarihi: 13.04.1998)
  2. TS 3021 numaralı Standart- Parça Yükler için Sürekli Mekanik Taşıma Ekipmanları (Kabul Tarihi: 23.02.1978)
  3. TS EN 791 numaralı Standart- Sondaj Makineleri- Güvenlik  (Kabul Tarihi: 20.01.2003)
  4. TS EN 12418 numaralı Standart- Şantiyelerde Kullanılan Kagir ve Taş Kesme Makineleri- Güvenlik  (Kabul Tarihi: 15.01.2002)
  5. TS 9725 numaralı Standart- İnşaat ve Kazı Makineleri- Operatör Eğitimi için Uygulanacak Esaslar  (Kabul Tarihi: 14.01.1992)
  6. TS 8983 numaralı Standart- İnşaat Sırasında Yapılarda Alınması Mecburi Genel Emniyet Tedbirleri (Kabul Tarihi: 19.03.1991)
  7. TS 8481 numaralı Standart- İnşaat Sırasında Yapılarda Alınması Mecburi Genel Emniyet Tedbirleri (Kabul Tarihi: 02.10.1990)
  8. TS 8538 numaralı Standart- İnşaat İş İskeleleri Yapım Kuralları- Ahşap (Kabul Tarihi: 20.11.1990)
  9. TS 8539 numaralı Standart- İnşaat İş İskeleleri Yapım Kuralları- Metal (Kabul Tarihi: 20.11.1990)
  10.  TS EN 474-1 numaralı Standart- İnşaat ve Kazı Makineleri- Emniyet (Kabul Tarihi: 06.04.2001)
  11. TS 12815 numaralı Standart- İnşaat (Betonarme) Demircisi (Kabul Tarihi: 13.03.2002)
  12. TS 12784 numaralı Standart- İnşaat Teknisyeni (Kabul Tarihi: 20.11.2001)
  13. TS 12786 numaralı Standart- Betonarme Kalıpçısı (Kabul Tarihi: 20.11.2001)
  14. TS ISO 9244 numaralı Standart- İnşaat ve Kazı Makineleri- Emniyet İşaretleri ve Tehlike Levhaları- Genel Prensipler (Kabul Tarihi: 30.12.1997)
  15. TS ISO 13200 numaralı Standart- Vinçler- Emniyet İşaretleri ve Tehlike Levhaları- Genel Prensipler (Kabul Tarihi: 08.12.1998)
  16. TS ISO 12480 numaralı Standart- Vinçler- Emniyetli Kullanım (Kabul Tarihi: 13.04.1999)

Makina Emniyeti Yönetmeliğine Göre Makine Uygunluk/Bakım Başvurusu Nasıl Yapılır? Süreci Nasıl ilerler?

 

Makina emniyeti uygunluk değerlendirme başvuruları, Makina Emniyeti Yönetmeliği Uygunluk Değerlendirme Başvuru Formu ile şahsen veya elektronik ortamda (faks, e-mail veya web sitesi üzerinden) alınır.

 başvuru yapılan ürün için başvuruda bulunan imalatçı veya yetkili temsilcisinin, 2006/42/AT Makina Emniyeti Yönetmeliği‟ nin, başvuruya esas teşkil eden modül gereği başka bir kuruluşa başvuruda bulunup bulunmadığını göz önünde bulundurur. Bu durum, Makina Emniyeti Yönetmeliği Uygunluk Değerlendirme Başvuru Formunda alınan taahhüt ile güvence altına alınır.

 Eğer başvuru sahibi, daha önce başka bir kuruluşa başvuruda bulunmuş ise ve uygunluk değerlendirme henüz gerçekleşmemiş ise imalatçı veya yetkili temsilcisi ile diğer  arasındaki sözleşme feshedilene kadar, başvuru dikkate alınmaz ve uygunluk değerlendirme başvurusu kabul edilmez.

Başvurunun Gözden Geçirilmesi Nasıl Olur?

Makina emniyeti uygunluk değerlendirme başvuruları, Teknik Düzenleme Sorumlusu tarafından, Makina Emniyeti Yönetmeliği Uygunluk Değerlendirme Başvuru Gözden Geçirme Formu doğrultusunda gözden geçirilir ve kayıtları tutulur.

Başvurunun gözden geçirilmesi aşamasında, uygunluk değerlendirmenin gerçekleştirilebilmesi için ihtiyaç duyulan eksik ve anlayış farklılığı oluşturabilecek tüm konular üzerinde, imalatçı veya yetkili temsilcisi ile yapılan görüşmelerde mutabakata varılır ve belirlenen kategoride hizmet sunulabilen modüller hakkında imalatçı veya yetkili temsilcisi ile görüş birliği sağlanır.

 Bu aşamada;

  • Uygunluk değerlendirme hizmeti verebilmesi için yetkinlik ve kabiliyete sahip olması (personel kapasitesi gibi), 
  •     Uygunluk değerlendirme kapsamı,
  • Başvuran imalatçı veya yetkili temsilcisinin faaliyet sahası ve sayısı,
  • Değerlendirmenin yapılması için gerekli olan zaman ve uygunluk değerlendirme faaliyetlerini etkileyen diğer hususlar (dil, güvenlik şartları, tarafsızlığa olan tehditler gibi) gözden geçirilir. 

Teknik Düzenleme Sorumlusu tarafından, başvurusu yapılan makinanın, Makina Emniyeti Yönetmeliğinde verilen  Ek Formdaki-IV’ de yer alan makinalar kapsamına girmesi ve yetkilendirme kapsamımızda bulunması halinde, başvuru kabul edilir. Teknik Düzenleme Sorumlusu tarafından, başvurusu yapılan makinanın, AFR.292 MEY Uygunluk Değerlendirme Başvuru Gözden Geçirme Formu’nda belirtilen sebepler söz konusuysa reddedilir. AFR.292 MEY Uygunluk Değerlendirme Başvuru Gözden Geçirme Formu başvuru yapan firmaya iletilir. 

Teknik Düzenleme Sorumlusu tarafından, yapılan gözden geçirme sonucunda, Ücretlendirme Talimatı doğrultusunda, Makina Emniyeti Yönetmeliği Uygunluk Değerlendirme Teklifi hazırlanır ve başvuru sahibine iletilir.

Sözleşme Yapılması Nasıl Yapılır?

Başvuru sahibinin, verilen teklifi kabul ettiğine dair teyidin kesinleştirilmesinden sonra, Teknik Düzenleme Sorumlusu tarafından, 2 (iki) nüsha olarak Makina Emniyet Yönetmeliği Uygunluk Değerlendirme Sözleşmesi hazırlanır

Teklifi kabul eden tüm başvuru sahiplerinden, aşağıda verilenler talep edilir:

  1. Ticaret Sicil Gazetesinin kopyası (mevcut değil ise oda faaliyet belgesinin kopyası/vergi levhası), 
  2. - Sözleşmeyi imzalayan yetkilinin imza sirküsü veya imza beyanı.

Makina Emniyet Yönetmeliği Uygunluk Değerlendirme Sözleşmesi, imalatçı veya yetkili temsilcisi imza yetkilisi tarafından imzalanıp geri gönderildikten sonra,  imza yetkilisi tarafından da imzalanır. İmzalanan Makina Emniyet Yönetmeliği Uygunluk Değerlendirme Sözleşmesinin bir nüshası, imalatçı veya yetkili temsilcisine gönderilir, bir nüshası da dosyasında saklanır.

Uygunluk Değerlendirme Faaliyetlerinin Planlanması Süreci Nasıl ilerliyor?

Teknik Düzenleme Sorumlusu tarafından, sözleşme imzalanan imalatçı veya yetkili temsilcisine, bir “Dosya No” verilir.

“Dosya No” verilmesi için uygulanacak yöntem aşağıda verilmiştir:

GGAAYY-NNNN GG: Başvurunun Sisteme Kaydedildiği Gün

 AA: Başvurunun Sisteme Kaydedildiği Ay

YY: Başvurunun Sisteme Kaydedildiği Yılın Son İki Rakamı NNNN: Sıra No

Teknik Düzenleme Sorumlusu tarafından, “Dosya No” verilen imalatçı veya yetkili temsilcisi için bir dosya açılır ve Dosya Takip Formu oluşturulur. Projenin devam eden tüm faaliyetlerine ilişkin kayıtlar, bu dosyada bulundurulur ve Dosya Takip Formu ile takip edilir.

Teknik Düzenleme Sorumlusu tarafından, sözleşme imzalanan imalatçı veya yetkili temsilcisinden, Makina Emniyeti Yönetmeliği Ek-VII’de belirtilen şartlara uygun olarak hazırlanmış bir Teknik Dosya istenir.

Uygunluk değerlendirmesi için denetimler, Teknik Düzenleme Sorumlusu tarafından, Makina Emniyeti Yönetmeliği Teknik Düzenleme Sorumlusu/Teknik Uzman Yetkilendirme Matrisine göre belirlenen Teknik Uzman tarafından gerçekleştirilir.

Teknik Düzenleme Sorumlusu tarafından, Teknik Dosya ve AT Tip İncelemesi için, uygunluk değerlendirme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla Teknik Uzman görevlendirilir ve Makina Emniyeti Yönetmeliği Teknik Uzman Görevlendirme Formu ile kendisine bildirilir.

Denetimi gerçekleştirecek Teknik Uzman tarafından, Teknik Uzman bilgisi, denetimin gerçekleştirileceği tarihi, denetimin tahmini süresi ve denetim esnasında alınması gereken güvenlik önlemleri de içeren bir Makina Emniyeti Yönetmeliği Denetim Planı hazırlanır ve imalatçı veya yetkili temsilcisine bildirilerek onayı alınır.

İş Güvenliğinin Tarihçesi Nedir? İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Dönemleri Nelerdir?

Bu kez Türkiye’miz de ve dünyada İş Güvenliği kavramının tarihçesi nden   bahsetmek istiyorum… İnsanoğlu, var olduğu günden beri yaşamını ...

En Yeniler

Powered By Blogger